وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾
يَا رَبَّنَا
﴿2﴾
يَا اِلٰهَنَا
﴿3﴾
يَا سَيِّدَنَا
﴿4﴾
يَا مَوْلٰينَا
﴿5﴾
يَا نَاصِرَنَا
﴿6﴾
يَا حَافِظَنَا
﴿7﴾
يَا قَادِرَنَا
﴿8﴾
يَا رَازِقَنَا
﴿9﴾
يَا دَلِيلَنَا
﴿10﴾
يَا مُغِيثَنَا
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٠٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 100. ve son Bab’ı, kulun Allah’a olan mutlak aidiyetini ilan eder. "Rabbimiz, İlahımız, Yardımcımız" nidalarıyla biten bu bölüm, tüm esmaların kulun hayatındaki tecellisini özetleyerek duayı taçlandırır.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1
Ey Rabbimiz
2
Ey İlâhımız
3
Ey Seyyidimiz
4
Ey Mevlâmız
5
Ey Yardımcımız
6
Ey Koruyucumuz
7
Ey Kâdirimiz
8
Ey Râzıkımız
9
Ey Delilimiz
10
Ey Medetkârımız
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar