﴿1﴾
يَا مَنْ لَا يُرْجىٰٓ اِلَّا فَضْلُهُ
﴿2﴾
يَا مَنْ لَا يُخَافُ اِلَّا عَدْلُهُ
﴿3﴾
يَا مَنْ لَا يُنْتَظَرُ اِلَّا بِرُّهُ
﴿4﴾
يَا مَنْ لَا يُسْئَلُ اِلَّا عَفْوُهُ
﴿5﴾
يَا مَنْ لَا يَدُومُ اِلَّا مُلْكُهُ
﴿6﴾
يَا مَنْ لَا سُلْطَانَ اِلَّا سُلْطَانُهُ
﴿7﴾
يَا مَنْ لَا بُرْهَانَ اِلَّا بُرْهَانُهُ
﴿8﴾
يَا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَتُهُ
﴿9﴾
يَا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ عَلٰى غَضَبِهِ
﴿10﴾
يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمُهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 19. Bab’ı, kulun Allah’a olan mutlak güvenini ve O’nun rahmetinin kuşatıcılığını ilan eder. "Rahmetim gazabımı geçmiştir" müjdesinin yankılandığı bu bölüm, Allah’ın adaletinden başka korkulacak, lütfundan başka sığınılacak bir kapı olmadığını vurgular. İlahi ilmin ve mülkün sonsuzluğu bu babın temelini oluşturur.
1
Ey fazlından başka bir şey ümit edilmeyen
2
Ey adâletinden başka bir şeyden korkulmayan
3
Ey iyiliğinden başka bir şey beklenmeyen
4
Ey affından başka bir şey istenmeyen
5
Ey mülkünden başkası devam etmeyen
6
Ey saltanatından başka saltanat bulunmayan
7
Ey burhanlarından başka burhan bulunmayan
8
Ey rahmeti her şeyi kuşatmış olan
9
Ey rahmeti gazabını geçmiş olan
10
Ey ilmiyle her şeyi kuşatmış olan
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar