﴿1﴾
يَا مَنْ اَظْهَرَ الْجَمِيلَ
﴿2﴾
يَا مَنْ سَتَرَ عَلَى الْقَبِيحِ
﴿3﴾
يَا مَنْ لَا يُؤَاخِذُ بِالْجَرِيمَةِ
﴿4﴾
يَا مَنْ لَا يَهْتِكُ السِّتْرَ
﴿5﴾
يَا عَظِيمَ الْعَفْوِ
﴿6﴾
يَا حَسَنَ التَّجَاوُزِ
﴿7﴾
يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ
﴿8﴾
يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ
﴿9﴾
يَا صَاحِبَ كُلِّ نَجْوٰى
﴿10﴾
يَا مُنْتَهٰى كُلِّ شَكْوٰى
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٢﴾
Cevşen-ül Kebir’in 22. Bab’ı, Allah’ın "Settâr" (ayıpları örten) ve "Gaffâr" (bağışlayan) isimlerinin en zarif tecellilerini sunar. Kulun kusurlarını hemen cezalandırmayan (Halîm) ve tövbe kapısını her daim açık tutan ilahi rahmetin derinliği işlenir. Bu bab, günahın ağırlığı altında ezilen ruhlar için bir nefes ve ümit kapısıdır.
1
Ey güzeli açığa çıkaran
2
Ey çirkinin üzerini örten
3
Ey suç sebebiyle hemen azarlamayan
4
Ey ayıpların üzerindeki perdeyi yırtmayan
5
Ey affı büyük olan
6
Ey günahkârları cezalandırmaktan vazgeçmesi güzel olan
7
Ey mağfireti geniş olan
8
Ey rahmeti bol veren
9
Ey bütün sessiz yalvarışların sahibi
10
Ey bütün şikâyetler kendisinde son bulan
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar