﴿1﴾
يَا عَاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ
﴿2﴾
يَا رَاحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ
﴿3﴾
يَا نَاصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ
﴿4﴾
يَا حَافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ
﴿5﴾
يَا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ
﴿6﴾
يَا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ
﴿7﴾
يَا مُعِينَ مَنِ اسْتَعَانَهُ
﴿8﴾
يَا مُغِيثَ مَنِ اسْتَغَاثَهُ
﴿9﴾
يَا صَرِيخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ
﴿10﴾
يَا غَافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in ilk 30 babını tamamlayan bu bölüm, kulun talebi ile Allah’ın icabeti arasındaki bağı mühürler. İnsanın aczini itiraf ederek Allah’ın isimlerine sığınmasının, nasıl bir koruma ve rahmetle sonuçlandığını ilan eder. İlk üçte birlik bu aşama, Yaratan ile yaratılan arasındaki kopmaz güven bağını temsil eder.
1
Ey kendisine sığınmak isteyenleri koruyan
2
Ey kendisinden merhamet isteyenlere merhamet eden
3
Ey kendisinden yardım isteyenlere yardım eden
4
Ey korunmak isteyenleri muhafaza eden
5
Ey kendisinden ikram isteyenlere ikram eden
6
Ey kendisinden irşad edilmeyi isteyenleri irşad eden
7
Ey kendisinden inâyet isteyenlere inâyet eden
8
Ey kendisinden imdat isteyenlere imdat eden
9
Ey feryat edenlerin feryâdına koşan
10
Ey kendisinden mağfiret isteyenleri bağışlayan
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar