﴿1﴾
يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظِيمٍ
﴿2﴾
يَٓا اَكْرَمُ مِنْ كُلِّ كَرِيمٍ
﴿3﴾
يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَحِيمٍ
﴿4﴾
يَٓا اَحْكَمُ مِنْ كُلِّ حَكِيمٍ
﴿5﴾
يَٓا اَعْلَمُ مِنْ كُلِّ عَلِيمٍ
﴿6﴾
يَٓا اَقْدَمُ مِنْ كُلِّ قَدِيمٍ
﴿7﴾
يَٓا اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ كَبِيرٍ
﴿8﴾
يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَلِيلٍ
﴿9﴾
يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَزِيزٍ
﴿10﴾
يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَطِيفٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 34. Bab’ı, mukayese edilemez bir üstünlük ve kemalat babıdır. Yaratılmışlarda görülen cömertlik, ilim, hikmet ve kudret gibi tüm olumlu vasıfların mutlak ve en yüce kaynağının Allah olduğu, her ismin başına gelen "daha" (ism-i tafdil) vurgusuyla kalplere nakşedilir.
1
Ey bütün azîmlerden daha Azîm
2
Ey bütün cömertlerden daha Kerîm
3
Ey bütün merhametlilerden daha Rahîm
4
Ey bütün hikmet sahiplerinden daha Hakîm
5
Ey bütün âlimlerden daha Alîm
6
Ey bütün önce yaratılanlardan daha evvel var olan Kadîm
7
Ey bütün büyüklerden daha büyük
8
Ey bütün yücelerden daha Celîl
9
Ey bütün izzet sahiplerinden daha Azîz
10
Ey bütün lütuf sahiplerinden daha Lâtif
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar