44. Bab
44. BAB
﴿1﴾ يَٓا اَقْرَبُ مِنْ كُلِّ قَرِيبٍ ﴿2﴾ يَٓا اَحَبُّ مِنْ كُلِّ حَبِيبٍ ﴿3﴾ يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظِيمٍ ﴿4﴾ يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَزِيزٍ ﴿5﴾ يَٓا اَقْوٰى مِنْ كُلِّ قَوِىٍّ ﴿6﴾ يَٓا اَغْنٰى مِنْ كُلِّ غَنِىٍّ ﴿7﴾ يَٓا اَجْوَدُ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ ﴿8﴾ يَٓا اَرْأَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُفٍ ﴿9﴾ يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَحِيمْ ﴿10﴾ يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَلِيلٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 44. Bab’ı, Allah’ın her türlü mükemmellikte mutlak ve eşsiz olduğunu ilan eder. Bu bab, kulun zihnindeki "yakınlık, sevgi, güç ve zenginlik" gibi kavramları mahlukattan alıp asıl sahibine, yani her şeyin "en" hayırlısı ve en yücesi olan Allah’a bağlar.
1

Ey bütün yakınlardan daha yakın

2

Ey bütün sevilenlerden daha sevgili

3

Ey bütün büyüklerden daha büyük

4

Ey bütün izzet sahiplerinden daha azîz

5

Ey bütün kuvvetlilerden daha kavî

6

Ey bütün zenginlerden daha zengin

7

Ey bütün cömertlerden daha cömert

8

Ey bütün şefkatlilerden daha raûf

9

Ey bütün merhametlilerden daha rahîm

10

Ey bütün yücelerden daha yüce

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar