50. Bab
50. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ يَرٰى وَ لَا يُرٰى ﴿2﴾ يَا مَنْ يَخْلُقُ وَ لَا يُخْلَقُ ﴿3﴾ يَا مَنْ يَهْدِى وَ لَا يُهْدٰى ﴿4﴾ يَا مَنْ يُحْيِى وَ لَا يُحْيٰى ﴿5﴾ يَا مَنْ يُطْعِمُ وَ لَا يُطْعَمُ ﴿6﴾ يَا مَنْ يُجِيرُ وَ لَا يُجَارُ ﴿7﴾ يَا مَنْ يَقْضِى وَ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِ ﴿8﴾ يَا مَنْ يَحْكُمُ وَ لَا يُحْكَمُ عَلَيْهِ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَ لَمْ يُولَدْ ﴿10﴾ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 50. Bab’ı, Allah’ın her türlü noksanlıktan münezzeh olduğunu (Samediyet) ve mahlukata olan mutlak üstünlüğünü anlatır. İhlas Suresi’nin ruhunu taşıyan bu bab, Allah’ın her şeyin kaynağı olduğunu ancak kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını ilan ederek tevhidin zirvesine ulaşır.
1

Ey her şeyi gören, fakat kendisi görülmeyen

2

Ey her şeyi yaratan, fakat kendisi yaratılmayan

3

Ey her şeye yol gösteren, fakat kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan

4

Ey hayat veren, fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan

5

Ey her şeyi doyuran, fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan

6

Ey her şeyi koruyan, fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan

7

Ey her şey hakkında karar veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen

8

Ey hüküm veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen

9

Ey doğurmayan ve doğmayan

10

Ey hiçbir şey kendisine denk olmayan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar