وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾
يَا مُكْرِمُ
﴿2﴾
يَا مُعَظِّمُ
﴿3﴾
يَا مُنَعِّمُ
﴿4﴾
يَا مُعْطِى
﴿5﴾
يَا مُغْنِى
﴿6﴾
يَا مُحْيِى
﴿7﴾
يَا مُبْدِىُٔ
﴿8﴾
يَا مُرْضِى
﴿9﴾
يَا مُنْجِى
﴿10﴾
يَا مُحْسِنُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 88. Bab’ı, Allah’ın mahlûkatına karşı olan sonsuz cömertliğini ve hayat verici sıfatlarını konu alır. O, sadece yaratmakla kalmaz; rızık verir, zenginleştirir, tehlikelerden kurtarır ve her türlü ihsanda bulunur.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1
Ey gerçek ikram sahibi Mükrim
2
Ey dilediğini büyüten ve eserleriyle büyüklüğünü gösteren Muazzım
3
Ey mahlûkatını çeşit çeşit nimetlere gark eden Müna’ım
4
Ey mahlûkatına lâzım olan her şeyi veren Mu’ti
5
Ey mahlûkatının ihtiyacını giderip zengin kılan Muğnî
6
Ey canlılara hayat veren Muhyî
7
Ey mahlûkatı maddesiz ve örneksiz ilk defa yaratan Mübdî
8
Ey mahlûkatını nimetleriyle hoşnut kılan Murzî
9
Ey mahlûkatı her türlü tehlikeden kurtaran Müncî
10
Ey bol bol iyilikte bulunan Muhsîn
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar