Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.