Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz zulmetmekte olan nice memleket kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlar azabımızı hissedince hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
Diyanet İşleri Başkanlığı
Göklerde ve yerde kim varsa hep onundur. O'nun katındakiler ne ona ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek bir takım ilahlar mı edindiler?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi Allah onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yoksa ondan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilah olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler."