Diyanet İşleri Başkanlığı
De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum." Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun, biz Mûsâ ile Hârûn'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkân'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hani o babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Babalarımızı bunlara ibadet ediyor bulduk" dediler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İbrahim, "Andolsun, Siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İbrahim dedi ki: "Hayır! Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir. O bunları yaratandır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.