Diyanet İşleri Başkanlığı
"Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız" (dediler.)
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sihirbazlar gelince, Firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek gerçekten bize bir mükafat var mı?" dediler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Firavun, "Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Mûsâ onlara, "Hadi ortaya atacağınız şeyi atın" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz" dediler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Mûsâ da asasını attı. Bir de ne görsünler, asâ onların düzdükleri sihir takımlarını yutuyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Âlemlerin Rabbine inandık" dediler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Mûsâ'nın ve Hârûn'un Rabbi'ne."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sihirbazlar şöyle dediler: "Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz Mûsâ'ya, "Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz" diye vahyettik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Dedi ki, "Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz de Firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.