Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklardır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendileri zâlim idiler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(Görevli meleğe şöyle seslenirler:) "Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin." O da, "Siz hep böyle kalacaksınız" der.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yoksa (gerçeği kabul etmeme konusunda) bir işe kesin karar mı verdiler? Şüphesiz biz de (onları cezalandırmakta) kararlıyız.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer Rahmân'ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi olan Allah, onların nitelendirmelerinden uzaktır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O, gökte de ilâh olandır, yerde de ilah olandır. O hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı kendisine ait olan Allah yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnız O'nun katındadır ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, "Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onun (Muhammed'in), "Ya Rabbi!" demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şimdilik sen onları hoş gör ve "size selam olsun" de. Yakında bilecekler.