Diyanet İşleri Başkanlığı
Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkar edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, "İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir" denir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
De ki: "Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helak etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkarcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?"
Diyanet İşleri Başkanlığı
De ki: "O, Rahmân'dır. O'na iman ettik, yalnızca ona tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!"
Diyanet İşleri Başkanlığı
De ki: "Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?"
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O halde yalanlayanlara boyun eğme.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.