Diyanet İşleri Başkanlığı
Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kâfirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar(ve buna yanaşmıyorlar)dı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni başbaşa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yahut gayb (levh-i mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'-an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Halbuki o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gerçekleşecek olan kıyamet!
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Âd kavmine gelince onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?