Diyanet İşleri Başkanlığı
"Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Onu günahkârlardan başkası yemez."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'dan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O, bir şâirin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bir kâhinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Diyanet İşleri Başkanlığı
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz Kur'an Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz Kur'an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz Kur'an gerçek kesin bilgidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O halde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.