Diyanet İşleri Başkanlığı
‘(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Halbuki, o sizi evrelerden geçirerek yaratmıştır.'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Görmediniz mi Allah yedi göğü, tabaka tabaka nasıl yaratmıştır?'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Allah, sizi (babanız Adem'i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.'
Diyanet İşleri Başkanlığı
‘Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.' "
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nûh dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd'i, Süvâ'ı, Yeğus'u, Ye'ûk'u ve Nesr'i hiç bırakmayın."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nûh şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!"
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kafir kimseler yetiştirirler."
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır."