Diyanet İşleri Başkanlığı
Birbirlerine neyi soruyorlar?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hayır, ileride bilecekler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yine hayır; ileride bilecekler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sizleri (erkekli-dişili) eşler halinde yarattık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Geceyi (sizi örten) bir elbise yaptık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz hüküm ve ayırma günü belirlenmiş bir vakittir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bu, sûra üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gök açılır ve kapı kapı olur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfûz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."