Diyanet İşleri Başkanlığı
Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nasıl, kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı!?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (kavuşuncaya kadar) didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kavuşacaksın.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kime kitabı sağından verilirse,
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek,
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sevinçli olarak ailesine dönecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Fakat kime kitabı arkasından verilirse,
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Helâk!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yemin ederim şafağa,
Diyanet İşleri Başkanlığı
Geceye ve içinde topladıklarına,
Diyanet İşleri Başkanlığı
Dolunay halindeki aya ki,
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz siz halden hale geçeceksiniz.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Daha doğrusu, inkar edenler (Kur'an'ı) yalanlıyorlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Halbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ancak iman edip de sâlih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır.