Etiket Arşivi

#Adalet

1026 Ayet

Mü'minûn : 40 Sayfa 344
قَالَ عَمَّا قَلٖيلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِمٖينَۚ

Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 41 Sayfa 344
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَٓاءًۚ فَبُعْداً لِلْقَوْمِ الظَّالِمٖينَ

Derken onları o korkunç ses kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör-çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 42 Sayfa 344
ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُوناً اٰخَرٖينَؕ

Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 43 Sayfa 345
مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَؕ

Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 44 Sayfa 345
ثُمَّ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَاؕ كُلَّمَا جَٓاءَ اُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَاَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضاً وَجَعَلْنَاهُمْ اَحَادٖيثَۚ فَبُعْداً لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ

Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 48 Sayfa 345
فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَكٖينَ

Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 53 Sayfa 345
فَـتَقَطَّـعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُراًؕ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 54 Sayfa 345
فَذَرْهُمْ فٖي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى حٖينٍ

Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 62 Sayfa 346
وَلَا نُكَلِّفُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 71 Sayfa 346
وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فٖيهِنَّؕ بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَؕ

Eğer hak onların arzularına uysaydı gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur'an'ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.
— Diyanet İşleri Başkanlığı