Etiket Arşivi

#Ahlak

765 Ayet

Mü'minûn : 4 Sayfa 342
وَالَّذٖينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ

Onlar ki, zekatı öderler.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 5 Sayfa 342
وَالَّذٖينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ

Onlar ki, ırzlarını korurlar.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 6 Sayfa 342
اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومٖينَۚ

Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 8 Sayfa 342
وَالَّذٖينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ

Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 24 Sayfa 343
فَقَالَ الْمَلَؤُا الَّذٖينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهٖ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يُرٖيدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْؕ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةًۚ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فٖٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّلٖينَۚ

Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 25 Sayfa 343
اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌ بِهٖ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِهٖ حَتّٰى حٖينٍ

"Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz."
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 33 Sayfa 344
وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ

O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 35 Sayfa 344
اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَاباً وَعِظَاماً اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ

"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 36 Sayfa 344
هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ

"Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Mü'minûn : 37 Sayfa 344
اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثٖينَۖ

"Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."
— Diyanet İşleri Başkanlığı