Etiket Arşivi

#Merhamet

447 Ayet

Meryem : 53 Sayfa 309
وَوَهَبْنَا لَهُ مِنْ رَحْمَتِنَٓا اَخَاهُ هٰرُونَ نَبِيًّا

Rahmetimiz sonucu kardeşi Hârûn'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Meryem : 60 Sayfa 309
اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ

Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz onun va'di kesinlikle gerçekleşir.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Meryem : 72 Sayfa 310
ثُمَّ نُنَجِّي الَّذٖينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِمٖينَ فٖيهَا جِثِيًّا

Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Meryem : 87 Sayfa 311
لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۘ

Rahmân'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Meryem : 96 Sayfa 312
اِنَّ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدًّا

İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Tâhâ : 2 Sayfa 312
مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ

(Ey Muhammed!) Biz Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Tâhâ : 25 Sayfa 313
قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لٖي صَدْرٖيۙ

Mûsâ dedi ki: "Rabbim! Gönlüme ferahlık ver."
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Tâhâ : 36 Sayfa 313
قَالَ قَدْ اُو۫تٖيتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسٰى

Allah şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Mûsâ!"
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Tâhâ : 37 Sayfa 313
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً اُخْرٰىۙ

"Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk."
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Tâhâ : 39 Sayfa 314
اَنِ اقْذِفٖيهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِفٖيهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لٖي وَعَدُوٌّ لَهُؕ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّٖيۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْنٖيۘ

"Onu (bebek Mûsâ'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."
— Diyanet İşleri Başkanlığı