1. Bab
Geri
BAB 1-10
İleri
1. BAB
اَللّٰهُمَّ اِنِّٓى اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ َيَا اَللّٰهُ ﴿2﴾ يَا رَحْمٰنُ ﴿3﴾ يَا رَحِيمُ ﴿4﴾ يَا عَلِيمُ ﴿5﴾ يَا حَلِيمُ ﴿6﴾ يَا عَظِيمُ ﴿7﴾ يَا حَكِيمُ ﴿8﴾ يَا قَدِيمُ ﴿9﴾ يَا مُقِيمُ ﴿10﴾ يَا كَرِيمُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١﴾
Cevşen-ül Kebir'in 1. Bab'ı, ilahi isimler hazinesinin anahtarıdır. Bu bölüm, Allah'ı mutlak merhametin (Rahmân, Rahîm), eşsiz kutsiyetin (Kuddüs) ve sonsuz güvenin (Mü'min) kaynağı olarak tanıtır. Kainatın tek hükümdarı (Melik) ve her şeyi gözeten (Müheymin) olan Allah, bu isimlerle kuluna korkulacak değil, sığınılacak bir kapı açar. Babın sonunda yer alan Azîz ve Cebbâr gibi isimler ise, müminin ruhuna izzet ve sarsılmaz bir dayanak noktası aşılar.
Ey Allah’ım! Senden şu isimlerinle istiyorum:
1

Ey her şeyin gerçek Mâbudu olan Allah

2

Ey ayırt etmeden bütün mahlûkatı rızıklandıran Rahman

3

Ey itaatkar kullarına hususi rahmet eden Rahîm

4

Ey her şeyi bilen Alîm

5

Ey yumuşak muamele eden Halîm

6

Ey sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan Azîm

7

Ey her şeyi hikmetle yaratan Hakîm

8

Ey varlığının başlangıcı olmayan Kadîm

9

Ey her şeyi ayakta tutan Mukîm

10

Ey iyilik ve ikramı bol olan Kerîm

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
2. BAB
﴿1﴾ يَا سَيِّدَ السَّادَاتِ ﴿2﴾ يَا مُجِيبَ الدَّعَوَاتِ ﴿3﴾ يَا وَلِىَّ الْحَسَنَاتِ ﴿4﴾ يَا رَفِيعَ الدَّرَجَاتِ ﴿5﴾ يَا عَظِيمَ الْبَرَكَاتِ ﴿6﴾ يَا غَافِرَ الْخَطِيئَاتِ ﴿7﴾ يَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ ﴿8﴾ يَا سَامِعَ الْاَصْوَاتِ ﴿9﴾ يَا مُعْطِىَ الْمَسْئوُلَاتِ ﴿10﴾ يَا عَالِمَ السِّرِّ وَ الْخَفِيَّاتِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢﴾
Cevşen-ül Kebir'in 2. Bab'ı, Allah'ın dualara icabet eden, dereceleri yükselten ve hataları bağışlayan sıfatlarına odaklanır. Bu bölüm, kulun ihtiyaç duyduğu her an sığınabileceği ilahi bir merci olduğunu vurgular. 10 maddelik bu babda, Allah'ın duaları işitmesi (Sami'ü'l-Asvat), belaları defetmesi (Dafi'ü'l-Beliyyat) ve gizli olanı bilmesi gibi sıfatlarla tam bir teslimiyet sergilenir. Bu bab, müminin her türlü dünyevi ve uhrevi hacetinde başvuracağı ana anahtardır.
1

Ey efendilerin efendisi

2

Ey dualara cevap veren

3

Ey iyiliklerin sahibi

4

Ey dereceleri yükselten

5

Ey bereketleri büyük olan

6

Ey hataları bağışlayan

7

Ey belaları def eden

8

Ey sesleri işiten

9

Ey dilekleri veren

10

Ey sır ve gizlilikleri bilen

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
3. BAB
﴿1﴾ يَا خَيْرَ الْغَافِرِينَ ﴿2﴾ يَا خَيْرَ النَّاصِرِينَ ﴿3﴾ يَا خَيْرَ الْحَاكِمِينَ ﴿4﴾ يَا خَيْرَ الْفَاتِحِينَ ﴿5﴾ يَا خَيْرَ الذَّاكِرِينَ ﴿6﴾ يَا خَيْرَ الْوَارِثِينَ ﴿7﴾ يَا خَيْرَ الْحَامِدِينَ ﴿8﴾ يَا خَيْرَ الرَّازِقِينَ ﴿9﴾ يَا خَيْرَ الْفَاصِلِينَ ﴿10﴾ يَا خَيْرَ الْمُحْسِنِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣﴾
Cevşen-ül Kebir'in 3. Bab'ı, Allah'ın "en hayırlı" (Hayru'l...) sıfatlarına odaklanır. Bu bölüm, dünyadaki tüm iyilik, yardım ve adaletin asıl ve en üstün kaynağının Allah olduğunu ilan eder. Affedenlerin, yardım edenlerin, hüküm verenlerin ve rızık verenlerin en hayırlısı olan Allah'a sığınarak, fani olan her şeyin ötesinde mutlak mükemmel olana yönelişi temsil eder. Mümin, bu isimlerle dünya üzerindeki tüm korku ve ihtiyaçlarını en hayırlı merciye emanet eder.
1

Ey bağışlayanların en hayırlısı

2

Ey yardım edenlerin en hayırlısı

3

Ey hükmedenlerin en hayırlısı

4

Ey her şeyi açan ve fethedenlerin en hayırlısı

5

Ey zikredenlerin ve zikredenleri mükafatlandıranların en hayırlısı

6

Ey vârislerin en hayırlısı

7

Ey övenlerin ve övenleri mükafatlandıranların en hayırlısı

8

Ey rızık verenlerin en hayırlısı

9

Ey zor işleri halledenlerin en hayırlısı

10

Ey ihsan edenlerin en hayırlısı

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
4. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ لَهُ الْعِزُّ وَ الْجَمَالُ ﴿2﴾ يَا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَ الْجَلَالُ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَهُ الْقُدْرَةُ وَ الْكَمَالُ ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ الْكَبِيرُ الْمُتَعَالِ ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ شَدِيدُ الْمِحَالِ ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ شَدِيدُ الْعِقَابِ ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ سَرِيعُ الْحِسَابِ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ يُنْشِىُٔ السَّحَابَ الثِّقَالَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤﴾
Cevşen-ül Kebir'in 4. Bab'ı, Allah'ın mutlak azametini, celalini ve kainat üzerindeki tam otoritesini konu alır. Bu bölüm, ilahi güzellik (Cemal) ile ilahi heybetin (Celal) muazzam dengesini sunar. Allah'ın izzet, mülk ve kemal sahibi olduğu vurgulanırken; aynı zamanda hesabın sürati, cezanın şiddeti ve kaderin aslı olan "Ümmü'l-Kitab"ın O'nun katında olduğu hatırlatılır. Bu bab, müminin kalbinde hem derin bir saygı ve korku (havf) hem de büyük bir ödül umudu (reca) uyandırır.
1

Ey izzet ve güzelliğin gerçek sahibi

2

Ey mülk ve celâlin gerçek sahibi

3

Ey kudret ve kemâlin gerçek sahibi

4

Ey büyük ve yüce olan

5

Ey şiddetli azap sahibi olan

6

Ey ikâbı şiddetli olan

7

Ey hesâbı süratli gören

8

Ey katında güzel mükafatı bulunan

9

Ey katında Ümmül-Kitap bulunan

10

Ey rahmet yüklü bulutları yaratan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
5. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا حَنَّانُ ﴿2﴾ يَا مَنَّانُ ﴿3﴾ يَا دَيَّانُ ﴿4﴾ يَا غُفْرَانُ ﴿5﴾ يَا بُرْهَانُ ﴿6﴾ يَا سُلْطَانُ ﴿7﴾ يَا سُبْحَانُ ﴿8﴾ يَا مُسْتَعَانُ ﴿9﴾ يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْبَيَانِ ﴿10﴾ يَا ذَا الْاَمَانِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥﴾
Cevşen-ül Kebir'in 5. Bab'ı, Allah'ın sonsuz şefkatini, karşılıksız lütfunu ve kuluna olan yakınlığını konu alır. "Hannan" (çok şefkatli) ve "Mennan" (hakiki iyilik sahibi) isimleriyle başlayan bu bölüm, ilahi rahmetin en sıcak ve kucaklayıcı tecellilerini sunar. Bu babda Allah, sadece bir hakim değil, aynı zamanda kulunun yardım istediği (Müstean) ve ona her türlü güveni sağlayan (Zü'l-Eman) yegane merci olarak nitelendirilir. Mümin için bu bölüm, ümit ve teselli kaynağıdır.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey sonsuz merhamet sahibi olan Hannân

2

Ey hakiki iyilik ve ihsan sahibi Mennân

3

Ey kullarının amellerine karşılık veren Deyyân

4

Ey bağışlaması bol olan Ğufrân

5

Ey kullarına yol gösteren Burhân

6

Ey gerçek saltanat sahibi Sultân

7

Ey bütün kusur ve noksanlardan uzak olan Sübhân

8

Ey kendinden yardım istenen Müsteân

9

Ey nîmet ve beyân sahibi

10

Ey emniyet ve emân sahibi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
6. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ تَوَاضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِعَظَمَتِهِ ﴿2﴾ يَا مَنِ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَىْءٍ لِقُدْرَتِهِ ﴿3﴾ يَا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَىْءٍ لِعِزَّتِهِ ﴿4﴾ يَا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِهَيْبَتِهِ ﴿5﴾ يَا مَنِ انْقَادَ كُلُّ شَىْءٍ لِمُلْكَتِهِ ﴿6﴾ يَا مَنْ دَانَ كُلُّ شَىْءٍ مِنْ مَخَافَتِهِ ﴿7﴾ يَا مَنِ انْشَقَّتِ الْجِبَالُ مِنْ خَشْيَتِهِ ﴿8﴾ يَا مَنْ قَامَتِ السَّمٰوَاتُ بِاَمْرِهِ ﴿9﴾ يَا مَنِ اسْتَقَرَّتِ الْاَرْضُ بِاِذْنِهِ ﴿10﴾ َيَا مَنْ لَا يَعْتَدِى عَلىٰٓ اَهْلِ مَمْلَكَتِهِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 6. Bab’ı, kâinatın her zerresinin Allah’ın azameti, kudreti ve heybeti karşısındaki mutlak teslimiyetini ilan eder. Dağların O’nun korkusuyla parçalanması ve göklerin O’nun emriyle ayakta durması gibi tasvirlerle, Allah’ın sonsuz otoritesi vurgulanır. Ancak bu muazzam güç, asla zulme dayanmaz; babın sonunda belirtildiği gibi, O memleketinin ahalisine asla haksızlık etmeyen adil bir hükümdardır.
1

Ey azametine her şeyin boyun eğdiği

2

Ey kudretine her şeyin teslim olduğu

3

Ey izzetine karşı her şeyin zelîl olduğu

4

Ey heybetine her şeyin itaat ettiği

5

Ey saltanatına karşı her şeyin inkıyat ettiği

6

Ey korkusundan her şeyin kendisine boyun eğdiği

7

Ey korkusundan dağların yarıldığı ve parçalandığı

8

Ey emriyle göklerin ayakta durduğu

9

Ey izniyle yerin karar kıldığı

10

Ey memleketinin ahâlisine zulmetmeyen

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
7. BAB
﴿1﴾ يَا غَافِرَ الْخَطَايَا ﴿2﴾ يَا كَاشِفَ الْبَلَايَا ﴿3﴾ يَا مُنْتَهَى الرَّجَايَا ﴿4﴾ يَا مُجْزِلَ الْعَطَايَا ﴿5﴾ يَا وَاسِعَ الْهَدَايَا ﴿6﴾ يَا رَازِقَ الْبَرَايَا ﴿7﴾ يَا قَاضِىَ الْمُنَايَا ﴿8﴾ يَا سَامِعَ الشَّكَايَا ﴿9﴾ يَا بَاعِثَ السَّرَايَا ﴿10﴾ يَا مُطْلِقَ اْلاُسَارٰى
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 7. Bab’ı, ilahi mağfiretin ve cömertliğin kapılarını aralar. Allah’ın hataları bağışlayan (Ğâfire’l-Hatâyâ), belaları defeden ve mahlûkatın rızkını veren sıfatları ön plandadır. Bu bölüm, insanın hem maddi hem de manevi her türlü ihtiyacında; esaretten kurtulmak gibi zor hallerde dahi başvuracağı mutlak merhameti vurgular.
1

Ey hataları mağfiret eden

2

Ey belaları kaldıran

3

Ey ümitler kendisinde son bulan

4

Ey ihsanı bol veren

5

Ey hediyeleri geniş olan

6

Ey mahlûkata rızık veren

7

Ey ölümlere karar veren

8

Ey şikâyetleri işiten

9

Ey askerler gönderen

10

Ey esirleri serbest bırakan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
8. BAB
﴿1﴾ يَا ذَا الْحَمْدِ وَ الثَّنَٓاءِ ﴿2﴾ يَا ذَا الْمَجْدِ وَ السَّنَٓاءِ ﴿3﴾ يَا ذَا الْفَخْرِ وَ الْبَهَٓاءِ ﴿4﴾ يَا ذَا الْعَهْدِ وَ الْوَفَٓاءِ ﴿5﴾ يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الرِّضَٓاءِ ﴿6﴾ يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْعَطَٓاءِ ﴿7﴾ يَا ذَا الْفَصْلِ وَ الْقَضَٓاءِ ﴿8﴾ يَا ذَا الْعِزَّةِ وَ الْبَقَٓاءِ ﴿9﴾ يَا ذَا الْجُودِ وَ النَّعْمَٓاءِ ﴿10﴾ يَا ذَا الْفَضْلِ وَ اْلاٰلَٓاءِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 8. Bab’ı, Allah’ın şanını, vefasını ve sonsuz cömertliğini ilân eder. "Zü’l..." (sahibi) takısıyla başlayan bu isimler; hamdın, vefanın, affın ve kesin hükmün tek kaynağının O olduğunu hatırlatır. Mümin bu bab ile Allah’ın hem çok izzetli (yüce) hem de kullarına karşı çok lütufkâr olduğunu idrak ederek O’nun rızasına sığınır.
1

Ey hamd ve senâ sahibi

2

Ey yücelik ve parıltı sahibi

3

Ey fahir ve bahâ sahibi

4

Ey ahd ve vefâ sahibi

5

Ey af ve rızâ sahibi

6

Ey iyilik ve bağış sahibi

7

Ey kesin söz ve hüküm sahibi

8

Ey izzet ve sonsuzluk sahibi

9

Ey cömertlik ve nimetler sahibi

10

Ey fazıl ve nimetler sahibi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
9. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا مَانِعُ ﴿2﴾ يَا دَافِعُ ﴿3﴾ يَا نَافِعُ ﴿4﴾ يَا سَامِعُ ﴿5﴾ يَا رَافِعُ ﴿6﴾ يَا صَانِعُ ﴿7﴾ يَا شَافِعُ ﴿8﴾ يَا جَامِعُ ﴿9﴾ يَا وَاسِعُ ﴿10﴾ يَا مُوسِعُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 9. Bab’ı, Allah’ın kâinattaki olaylar ve mertebeler üzerindeki mutlak tasarrufunu işler. Engelleyen (Mâni), defeden (Dâfi), yükselten (Râfi) ve genişleten (Mûsi) isimleriyle, hayır ve şer gibi görünen her şeyin O’nun kontrolünde olduğu vurgulanır. Bu bab, kula her türlü darlıkta genişlik (ferahlık) verecek olanın yalnızca Allah olduğunu hatırlatır.
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey olmamasını istediği şeyin meydana gelmesine engel olan Mâni’

2

Ey zararlı şeyleri ve mânileri defeden Dâfi’

3

Ey faydalı şeyleri yaratan Nâfi’

4

Ey bütün sesleri işiten Sâmi’

5

Ey dilediklerinin mertebesini yükselten Râfi’

6

Ey her şeyi sanatla yaratan Sâni’

7

Ey kullarına şefaat eden Şâfi’

8

Ey istediğini istediği şekilde toplayan Câmi’

9

Ey ilim ve ihsânı her şeyi içine alan Vâsi’

10

Ey istediği şeyi istediği şekilde genişletip bollaştıran Mûsi’

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
10. BAB
﴿1﴾ يَا صَانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ ﴿2﴾ يَا خَالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ ﴿3﴾ يَا رَازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍٍ ﴿4﴾ يَا مَالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ ﴿5﴾ يَا كَاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ ﴿6﴾ يَا فَارِجَ كُلِّ مَغْمُومٍ ﴿7﴾ يَا رَاحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ ﴿8﴾ يَا نَاصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ ﴿9﴾ يَا سَاتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ ﴿10﴾ يَا مَلْجَاءَ كُلِّ مَظْلوُمٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 10. Bab’ı, Allah’ın mahlûkat üzerindeki mutlak ve kuşatıcı sıfatlarını "her şeyin..." (külli...) kalıbıyla ilan eder. O, sadece yaratan değil; aynı zamanda rızık veren, sıkıntıları gideren, ayıpları örten ve yardımsız kalanların tek sığınağı olandır. Bu bab, yaratılan ile Yaratıcı arasındaki kesintisiz bağı vurgular.
1

Ey bütün sanatların sanatkârı

2

Ey bütün mahlûkâtın yaratıcısı

3

Ey bütün rızıklananların rızık vericisi

4

Ey bütün sahip olunanların sahibi

5

Ey bütün sıkıntıya düşenlerin ferahlatıcısı

6

Ey bütün üzüntüye düşenlerin sevindiricisi

7

Ey bütün merhamet olunanların merhamet edicisi

8

Ey bütün yardımsız kalanların yardımcısı

9

Ey bütün ayıplıların ayıplarını örten

10

Ey bütün zulme uğrayanların sığınağı

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar