61. Bab
61. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ يُقَلِّبُ الَّيْلَ وَ النَّهَارَ ﴿2﴾ يَا مَنْ خَلَقَ الظُّلُمَاتِ وَ النُّورَ ﴿3﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الظِّلَّ وَ الْحَرُورَ ﴿4﴾ يَا مَنْ سَخَّرَ الشَّمْسَ وَ الْقَمَرَ ﴿5﴾ يَا مَنْ خَلَقَ الْمَوْتَ وَ الْحَيٰوةَ ﴿6﴾ يَا مَنْ لَهُ الْخَلْقُ وَ الْاَمْرُ ﴿7﴾ يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لَا وَلَدًا ﴿8﴾ يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِى الْمُلْكِ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ ﴿10﴾ يَا مَنْ لَهُ الْحَوْلُ وَ الْقُوَّةُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦١﴾
Cevşen-ül Kebir’in 61. Bab’ı, kâinattaki kozmik dengeleri ve Allah’ın mutlak birliğini (Vahdaniyet) konu alır. Gece-gündüz, ışık-karanlık gibi zıtlıkların tek bir elden idare edildiği vurgulanırken; Allah’ın eş, evlat ve yardımcıdan münezzeh olduğu hatırlatılarak İhlas Suresi’nin bir tefsiri niteliğinde ders verilir.
1

Ey gece ve gündüzü peş peşe değiştiren

2

Ey karanlıkları ve nûru yaratan

3

Ey gölgeleri ve harâreti meydana getiren

4

Ey güneş ve aya boyun eğdiren

5

Ey ölümü ve hayatı yaratan

6

Ey yaratmak ve emretmek Kendisine âit olan

7

Ey eş ve evlât edinmeyen

8

Ey mülkünde hiçbir şerîki olmayan

9

Ey zilletten münezzeh olduğu için dosta ihtiyacı olmayan

10

Ey havl ve kuvvet kendisine âit olan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
62. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ يَعْلَمُ مُرَادَ الْمُرِيدِينَ ﴿2﴾ يَا مَنْ يَمْلِكُ حَوَٓائِجَ السَّٓائِلِينَ ﴿3﴾ يَا مَنْ يَسْمَعُ اَنِينَ الْوَالِهِينَ ﴿4﴾ يَا مَنْ يَرٰى بُكَٓاءَ الْخَٓائِفِينَ ﴿5﴾ يَا مَنْ يَعْلَمُ ضَمِيرَ الصَّامِتِينَ ﴿6﴾ يَا مَنْ يَرٰى نَدَمَ النَّادِمِينَ ﴿7﴾ يَا مَنْ يَقْبَلُ عُذْرَ التَّٓائِبِينَ ﴿8﴾ يَا مَنْ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدِينَ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَا يُضِيعُ اَجْرَ الْمُحْسِنِينَ ﴿10﴾ يَا مَنْ لَا يَبْعُدُ عَنْ قُلُوبِ الْعَارِفِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٢﴾
Cevşen-ül Kebir’in 62. Bab’ı, Allah’ın kulunun kalbiyle olan irtibatını (Kurbiyet) işler. Allah’ın sadece sözleri değil, suskunlukları, iniltileri ve pişmanlık dolu bakışları dahi bildiği; her kalbin fısıltısına icabet ettiği vurgulanır. Aynı zamanda hayrın zayi olmayacağı, şerrin ise payidar kalmayacağı müjdesini verir.
1

Ey Kendisini arzulayanların murâdını bilen

2

Ey Kendisinden dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahip olan

3

Ey üzüntüsünden kendinden geçenlerin inlemelerini işiten

4

Ey Kendisinden korkarak ağlayanların ağlayışını gören

5

Ey suskunların içinden geçenleri bilen

6

Ey günahlarından pişmanlık duyanların nedâmetini gören

7

Ey tövbekârların özrünü kabul eden

8

Ey fesatçıların işini düzeltmeyen

9

Ey iyilik yapanların mükâfatını zâyi etmeyen

10

Ey Kendisini tanıyanların kalplerinden uzaklaşmayan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
63. BAB
﴿1﴾ يَا دَٓائِمَ الْبَقَٓاءِ ﴿2﴾ يَا غَافِرَ الْخَطَٓاءِ ﴿3﴾ يَا سَامِعَ الدُّعَٓاءِ ﴿4﴾ يَا وَاسِعَ الْعَطَٓاءِ ﴿5﴾ يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ ﴿6﴾ يَا كَاشِفَ الْبَلَٓاءِ ﴿7﴾ يَاعَظِيمَ الثَّنَٓاءِ ﴿8﴾ يَا قَدِيمَ السَّنَٓاءِ ﴿9﴾ يَا كَثِيرَ الْوَفَٓاءِ ﴿10﴾ يَا شَرِيفَ الْجَزَٓاءِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٣﴾
Cevşen-ül Kebir’in 63. Bab’ı, Allah’ın sonsuz beka, af ve ihsan sahibi oluşunu konu alır. Gökleri yükselten ve duaları işiten Allah’ın, aynı zamanda vefası çok ve mükâfatı şerefli olan yegâne kudret olduğu vurgulanır. Bu bab, ilahi keremin genişliğini kulun ruhuna müjdeler.
1

Ey bekası dâim olan

2

Ey hatâları bağışlayan

3

Ey duâları işiten

4

Ey ihsânı geniş olan

5

Ey gökleri yükselten

6

Ey belâları defeden

7

Ey medih ve senâsı büyük olan

8

Ey varlığının parıltısı kadîm olan

9

Ey vefâsı çok olan

10

Ey mükâfatı şerefli olan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
64. BAB
﴿1﴾ يَا غَفَّارُ ﴿2﴾ يَا سَتَّارُ ﴿3﴾ يَا قَهَّارُ ﴿4﴾ يَا جَبَّارُ ﴿5﴾ يَا صَبَّارُ ﴿6﴾ يَا رَزَّاقُ ﴿7﴾ يَا فَتَّاحُ ﴿8﴾ يَا عَلَّا مُ ﴿9﴾ يَا وَهَّابُ ﴿10﴾ يَا تَوَّابُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 64. Bab’ı, Allah’ın fiillerindeki mübalağayı ve sürekliliği (Gaffâr, Fettâh, Rezzâk) ifade eden esmaları içerir. Allah’ın sadece rızık veren değil, her zaman ve herkese bolca veren (Rezzâk); sadece kapı açan değil, her türlü maddi ve manevi kapıyı hikmetle açan (Fettâh) olduğu ders verilir.
1

Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:Ey çok affeden Gaffâr

2

Ey bütün ayıpları örten Settâr

3

Ey her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden Kahhâr

4

Ey istediğini zorla yaptıran Cebbâr

5

Ey çok sabreden ve kullarına sabır gücü veren Sabbâr

6

Ey bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran Rezzâk

7

Ey her şeyi hikmetle açan Fettâh

8

Ey her şeyi çok iyi bilen Allâm

9

Ey bol bol hediyeler veren Vehhâb

10

Ey bütün tövbeleri kabul eden Tevvâb

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
65. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ خَلَقَنِى وَ سَوَّانِى ﴿2﴾ يَا مَنْ رَزَقَنِى وَ رَبَّانِى ﴿3﴾ يَا مَنْ اَطْعَمَنِى وَ سَقَانِى ﴿4﴾ يَا مَنْ قَرَّبَنِى وَ اَدْنَانِى ﴿5﴾ يَا مَنْ عَصَمَنِى وَ كَفَانِى ﴿6﴾ يَا مَنْ حَفِظَنِى وَ كَلَانِى ﴿7﴾ يَا مَنْ وَفَّقَنِى وَ هَدَانِى ﴿8﴾ يَا مَنْ اَعَزَّنِى وَ اَغْنَانِى ﴿9﴾ يَا مَنْ اَمَاتَنِى وَ اَحْيَانِى ﴿10﴾ يَا مَنْ اٰنَسَنِى وَ اٰوَانِى
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٥﴾
Cevşen-ül Kebir’in 65. Bab’ı, kulun Rabbi ile olan şahsi ve deruni bağını (Rububiyetin hususi tecellisi) konu alır. Allah’ın sadece alemlerin Rabbi değil, bizzat "benim" Rabbim olduğu; yaratılışımdan rızkıma, güvenliğimden hidayetime kadar her anımda özel olarak yanımda olduğu vurgulanır.
1

Ey beni yaratıp âzâlarımı düzene koyan

2

Ey bana rızık veren ve terbiye eden

3

Ey beni yedirip içiren

4

Ey beni kendisine yaklaştırıp yakın kılan

5

Ey beni günah tehlikelerinden koruyup bana kâfi gelen

6

Ey beni muhafaza edip ayıplarımı örten

7

Ey bana tevfîk edip hidâyet eden

8

Ey beni azîz kılıp ihtiyaçlarımı gideren

9

Ey beni öldürüp dirilten

10

Ey bana ünsiyet verip rızıklandıran

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
66. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ ﴿2﴾ يَا مَنْ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَا رَٓادَّ لِقَضَٓائِهِ ﴿4﴾ يَا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَ قَلْبِهِ ﴿5﴾ يَا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ ﴿6﴾ يَا مَنْ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا بِاِذْنِهِ ﴿7﴾ يَا مَنِ السَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِهِ ﴿9﴾ يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ وَ الْمَلَٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِ ﴿10﴾ يَا مَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 66. Bab’ı, Allah’ın mutlak egemenliğini ve her şeyin üzerindeki kontrolünü (Hâkimiyet) beyan eder. Kişinin kalbi üzerindeki tasarrufundan, gök gürültüsü ve rüzgâr gibi tabiat hadiselerindeki gizli zikre kadar, kâinatın her zerresinin ilahi kelimelerle ve nizamla ayakta durduğu hatırlatılır.
1

Ey kelimeleriyle hakkın hak olduğunu gösteren

2

Ey hükmünü geri bıraktıracak kimse olmayan

3

Ey kazâsını geri çevirecek kimse olmayan

4

Ey kişiye kalbinden daha yakın olan

5

Ey kullarından tövbeyi kabul eden

6

Ey izni olmadan hiçbir şefaat fayda vermeyen

7

Ey bütün gökler kudretiyle dürülmüş olan

8

Ey yolundan sapanları en iyi bilen

9

Ey gök gürültüsünün hamd ederek, meleklerin de korkusuyla Kendisini tesbih ettiği

10

Ey rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
67. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الْاَرْضَ مِهَادًا ﴿2﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا ﴿3﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا ﴿4﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الْقَمَرَ نُورًا ﴿5﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الَّيْلَ لِبَاسًا ﴿6﴾ يَا مَنْ جَعَلَ النَّهَارَ مَعَاشًا ﴿7﴾ يَا مَنْ جَعَلَ النَّوْمَ سُبَاتًا ﴿8﴾ يَا مَنْ جَعَلَ السَّمَٓاءَ بِنَٓاءً ﴿9﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الْاَشْيَٓاءَ اَزْوَاجًا ﴿10﴾ يَا مَنْ جَعَلَ النَّارَ مِرْصَادًا
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 67. Bab’ı, kâinatın insan yaşamı için nasıl mükemmel bir nizamla hazırlandığını (Teshîr ve İn’âm) konu alır. Yeryüzünden gökyüzüne, uykudan rızka kadar her şeyin ilahi bir kudretle birer rahmet vesilesi kılındığı vurgulanır.
1

Ey yeri beşik yapan

2

Ey dağları direk yapan

3

Ey güneşi kandil kılan

4

Ey ay’ı nur kılan

5

Ey geceyi örtü yapan

6

Ey gündüzü maîşet zamanı yapan

7

Ey uykuyu huzur ve sükûn vasıtası kılan

8

Ey semâyı bina kılan

9

Ey eşyayı çift çift yaratan

10

Ey ateşi gözcü kılan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
68. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا شَفِيعُ ﴿2﴾ يَا سَمِيعُ ﴿3﴾ يَا رَفِيعُ ﴿4﴾ يَا مَنِيعُ ﴿5﴾ يَا بَدِيعُ ﴿6﴾ يَا سَرِيعُ ﴿7﴾ يَا بَشِيرُ ﴿8﴾ يَا نَذِيرُ ﴿9﴾ يَا قَدِيرُ ﴿10﴾ يَا مُقْتَدِرُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 68. Bab’ı, Allah’ın her şeyi kuşatan kudretini ve kullarıyla olan iletişimini (Semî, Beşîr, Nezîr) konu alır. Allah’ın hem kâinatı eşsiz güzellikte yaratan (Bedî) hem de hesabı en süratli şekilde gören (Serî) olduğu hatırlatılarak, heybet ve ümit dengesi kurulur.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey gerçek şefaat sahibi Şefî

2

Ey gizli açık her sesi işiten Semî

3

Ey istediğini yükselten Rafî

4

Ey istediğini engelleyen Menî

5

Ey kâinatı en güzel bir şekilde yoktan yaratan Bedî

6

Ey hesâbı en süratli bir şekilde gören Serî

7

Ey sevdiklerini Cennet ve çeşitli mükâfatlarla müjdeleyen Beşîr

8

Ey kullarını itaate sevk etmek için azâbıyla korkutan Nezîr

9

Ey sonsuz kudret sahibi olan Kadîr

10

Ey her şeye gücü yeten Muktedir

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
69. BAB
﴿1﴾ يَا حَىُّ قَبْلَ كُلِّ حَىٍّ ﴿2﴾ يَا حَىُّ بَعْدَ كُلِّ حَىٍّ ﴿3﴾ يَا حَىُّ الَّذِى لَا يُشْبِهُهُ شَىْءٌ ﴿4﴾ يَا حَىُّ الَّذِى لَيْسَ كَمِثْلِهِ حَىٌّ ﴿5﴾ يَا حَىُّ الَّذِى لَا يُشَارِكُهُ حَىٌّ ﴿6﴾ يَا حَىُّ الَّذِى لَا يَحْتَاجُ اِلٰى حَىٍّ ﴿7﴾ يَا حَىُّ الَّذِى يُمِيتُ كُلَّ حَىٍّ ﴿8﴾ يَا حَىُّ الَّذِى يَرْزُقُ كُلَّ حَىٍّ ﴿9﴾ يَا حَىُّ الَّذِى يُحْيِى الْمَوْتٰى ﴿10﴾ يَا حَىُّ الَّذِى لَا يَمُوتُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 69. Bab’ı, Allah’ın "Hayy" isminin mutlaklığını ve zamandan münezzeh oluşunu konu alır. O, her şeyin başlangıcından önce var olan ve her şeyin sonundan sonra da bâkî kalacak olan yegâne hayat kaynağıdır. Tüm canlıların rızkı, hayatı ve ölümü O’nun elindedir.
1

Ey bütün dirilerden önce var olan gerçek hayat sahibi

2

Ey bütün dirilerden sonra bâkî kalacak gerçek hayat sahibi

3

Ey hiçbir şeyin Kendisine benzemediği gerçek hayat sahibi

4

Ey hiçbir dirinin misli gibi olmadığı gerçek hayat sahibi

5

Ey hiçbir dirinin Kendisine ortak olmadığı gerçek hayat sahibi

6

Ey hiçbir diriye muhtaç olmayan gerçek hayat sahibi

7

Ey bütün dirileri öldüren gerçek hayat sahibi

8

Ey bütün dirileri rızıklandıran gerçek hayat sahibi

9

Ey ölüleri dirilten gerçek hayat sahibi

10

Ey hiç ölmeyecek olan gerçek hayat sahibi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
70. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ لَهُ ذِكْرٌ لَا يُنْسٰى ﴿2﴾ يَا مَنْ لَهُ نُورٌ لَا يُطْفٰى ﴿3﴾ يَا مَنْ لَهُ ثَنَٓاءٌ لَا يُحْصٰى ﴿4﴾ يَا مَنْ لَهُ نُعُوتٌ لَا تُغَيَّرُ ﴿5﴾ يَا مَنْ لَهُ نِعَمٌ لَا تُعَدُّ ﴿6﴾ يَا مَنْ لَهُ مُلْكٌ لَا يَزُولُ ﴿7﴾ يَا مَنْ لَهُ جَلَالٌ لَا يُكَيَّفُ ﴿8﴾ يَا مَنْ لَهُ قَضَٓاءٌ لَا يُرَدُّ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَهُ صِفَاتٌ لَا تُبَدَّلُ ﴿10﴾ يَا مَنْ لَهُ كَمَالٌ لَا يُدْرَكُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 70. Bab’ı, Allah’ın mutlak ve değişmez sıfatlarını (Sıfât-ı Zâtiye) yüceltir. O’nun ışığının sönmezliği, saltanatının zeval bulmazlığı ve kemâlinin beşer idrakiyle tam kuşatılamayacağı anlatılarak, insanın acziyeti karşısında ilahi azamet nazara verilir.
1

Ey unutulmayan ve unutturulmayan zikrin sahibi

2

Ey söndürülemeyen nûrun sahibi

3

Ey had ve hesâba gelmeyen medih ve senâ sahibi

4

Ey hiçbir şekilde değiştirilemeyen vasıflar sahibi

5

Ey sayılamayan nîmetler sahibi

6

Ey zevâl bulmayan saltanat sahibi

7

Ey gerçek keyfiyeti anlaşılamayan celâl sahibi

8

Ey reddedilemeyen hüküm sahibi

9

Ey tebdil edilemeyen sıfatlar sahibi

10

Ey tam idrak edilemeyen kemâl sahibi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar