81. Bab
81. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ اَنْعَمَ بِحَوْلِهِ ﴿2﴾ يَا مَنْ اَكْرَمَ بِطَوْلِهِ ﴿3﴾ يَا مَنْ عَادَ بِلُطْفِهِ ﴿4﴾ يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِقُدْرَتِهِ ﴿5﴾ يَا مَنْ قَدَّرَ بِحِكْمَتِهِ ﴿6﴾ يَا مَنْ حَكَمَ بِتَدْبِيرِهِ ﴿7﴾ يَا مَنْ دَبَّرَ بِعِلْمِهِ ﴿8﴾ يَا مَنْ تَجَاوَزَ بِحِلْمِهِ ﴿9﴾ يَا مَنْ دَنَا فِى عُلُوِّهِ ﴿10﴾ يَا مَنْ عَلاٰ فِى دُنُوِّهِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨١﴾
Cevşen-ül Kebir’in 81. Bab’ı, Allah’ın her şeyi bir plan, ölçü ve hikmetle yönettiğini vurgular. O’nun hem sonsuz yüce olduğu halde kuluna çok yakın olduğu, hem de kudretine rağmen kullarına karşı çok sabırlı ve yumuşak (Halîm) davrandığı hatırlatılır.
1

Ey güç ve havliyle nimet veren

2

Ey geniş ve bol imkânlarıyla ikram eden

3

Ey tekrar tekrar lütufta bulunan

4

Ey kudretiyle her yerde izzetini gösteren

5

Ey her şeyi hikmetiyle ölçüp biçen

6

Ey tedbîriyle hükmeden

7

Ey ilmiyle her şeyi idare eden

8

Ey hilim ve yumuşaklığıyla kullarını cezalandırmaktan vazgeçen

9

Ey yüceliğiyle beraber kullarına yakın olan

10

Ey yakınlığında yüceliği tezâhür eden

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
82. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ ﴿2﴾ يَا مَنْ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ﴿3﴾ يَا مَنْ يَهْدِى مَنْ يَشَٓاءُ ﴿4﴾ يَا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ ﴿5﴾ يَا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ ﴿6﴾ يَا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ ﴿7﴾ يَا مَنْ يَتُوبُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ ﴿8﴾ يَا مَنْ يُصَوِّرُ فِى الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُ ﴿9﴾ يَا مَنْ يَزِيدُ فِى الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُ ﴿10﴾ يَا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَنْ يَشَٓاءُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٢﴾
Cevşen-ül Kebir’in 82. Bab’ı, Allah’ın mutlak iradesini (Meşiet) kutlar. Yaratmadan hidayete, anne karnındaki şekillenmeden rahmetin taksimine kadar her şeyin O’nun dilemesiyle gerçekleştiği hatırlatılır. Kulun, her hayrı O’nun iradesinden beklemesi gerektiği vurgulanır.
1

Ey dilediğini yaratan

2

Ey dilediğini yapan

3

Ey dilediğine hidayet eden

4

Ey dilediğini saptıran

5

Ey dilediğini bağışlayan

6

Ey dilediğine azap eden

7

Ey dilediğinin tövbesini kabul eden

8

Ey anne rahimlerindeki yavruları dilediği gibi şekillendiren

9

Ey yaratıklarında dilediği şeyi ziyade kılan

10

Ey rahmetini dilediğine tahsis eden

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
83. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لَا وَلَدًا ﴿2﴾ يَا مَنْ لَا يُشْرِكُ فِى حُكْمِهِٓ اَحَدًا ﴿3﴾ يَا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَىْءٍ قَدْرًا ﴿4﴾ يَا مَنْ لَمْ يَزَلْ رَحِيمًا ﴿5﴾ يَا مَنْ جَاعِلَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلاً ﴿6﴾ يَا مَنْ جَعَلَ فِى السَّمَٓاءِ بُرُوجًا ﴿7﴾ يَا مَنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا ﴿8﴾ يَا مَنْ جَعَلَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا ﴿9﴾ يَا مَنْ اَحْصٰى كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًا ﴿10﴾ يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًا
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٣﴾
Cevşen-ül Kebir’in 83. Bab’ı, Allah’ın hiçbir ortağı olmadığını (Tevhid) ve kâinattaki her şeyin O’nun tayin ettiği bir ölçü ve ilimle var olduğunu beyan eder. Yıldızlardan insanın yaratılışına kadar her detayın O’nun kontrolünde olduğu vurgulanır.
1

Ey hiçbir eş ve evlat edinmeyen

2

Ey kimseyi hükmüne ortak kılmayan

3

Ey her şeye bir plan ve miktar tayin eden

4

Ey şefkat ve merhameti zeval bulmayıp devam eden

5

Ey melekleri elçi kılan

6

Ey semâda burçlar meydana getiren

7

Ey yeryüzünü kararlı ve barınmaya müsait kılan

8

Ey insanı bir damla sudan yaratan

9

Ey her şeyi sayarak hesabını yapan

10

Ey her şeyi ilmiyle kuşatan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
84. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا فَرْدُ ﴿2﴾ يَا وِتْرُ ﴿3﴾ يَٓا اَحَدُ ﴿4﴾ يَا صَمَدُ ﴿5﴾ يَٓا اَمْجَدُ ﴿6﴾ يَٓا اَعَزُّ ﴿7﴾ يَٓا اَجَلُّ ﴿8﴾ يَٓا اَحَقُّ ﴿9﴾ يَٓا اَبَرُّ ﴿10﴾ يَٓا اَبَدُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 84. Bab’ı, Allah’ın birliğini ve hiçbir şeye muhtaç olmadığını (Samed) vurgulayan en güçlü bölümlerden biridir. O’nun izzetinin, yüceliğinin ve varlığının sonsuzluğu (Ebed) üzerine bina edilen bu isimler, tevhid inancının özünü yansıtır.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey eşi ve benzeri olmayan Ferd

2

Ey zât, sıfat ve fiillerinde çifti olmayan Vitr

3

Ey her bir şeyde birliğini gösteren Ehad

4

Ey hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu Samed

5

Ey şan, şeref ve yüceliği en büyük olan Emced

6

Ey izzet ve galibiyeti mukayeseye gelmeyen Eazz

7

Ey sonsuz azamet ve celâl sahibi Ecell

8

Ey bütün gerçeklerden daha gerçek ve ibâdete en çok lâyık olan Ehakk

9

Ey herkesten fazla iyilik yapan Eberr

10

Ey varlığının sonu olmayan Ebed

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
85. BAB
﴿1﴾ يَا مَعْرُوفَ مَنْ عَرَفَهُ ﴿2﴾ يَا مَعْبُودَ مَنْ عَبَدَهُ ﴿3﴾ يَا مَشْكُورَ مَنْ شَكَرَهُ ﴿4﴾ يَا مَذْكُورَ مَنْ ذَكَرَهُ ﴿5﴾ يَا مَحْمُودَ مَنْ حَمِدَهُ ﴿6﴾ يَا مَوْجُودَ مَنْ طَلَبَهُ ﴿7﴾ يَا مَوْصُوفَ مَنْ وَحَّدَهُ ﴿8﴾ يَا مَحْبُوبَ مَنْ اَحَبَّهُ ﴿9﴾ يَا مَرْغُوبَ مَنْ اَرَادَهُ ﴿10﴾ يَا مَقْصُودَ مَنْ اَنَابَ اِلَيْهِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٥﴾
Cevşen-ül Kebir’in 85. Bab’ı, kulun Allah’a olan yönelişine (zikir, şükür, sevgi, tövbe) ilahi bir karşılık verildiğini müjdeler. O, Kendisini arayan her kalp için her an hazır ve mevcut olandır; tüm sevgi ve duaların tek hedefidir (Maksud).
1

Ey Kendisini tanımak isteyenlerin mârufu

2

Ey Kendisine ibâdet edenlerin mâbudu

3

Ey Kendisine şükredenlerin meşkûru

4

Ey Kendisini zikredenlerin mezkûru

5

Ey Kendisini övenlerin mahmûdu

6

Ey Kendisini arayanlar için mevcut olan

7

Ey Kendisini bir tanıyanların mevsûfu

8

Ey Kendisini sevenlerin sevgilisi

9

Ey Kendisini arzulayanların merğubu

10

Ey dergâhına dönenlerin maksudu

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
86. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ لَا مُلْكَ اِلَّا مُلْكَهُ ﴿2﴾ يَا مَنْ لَا يُحْصِى الْعِبَادُ ثَنَٓائَهُ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَا تَصِفُ الْخَلَٓائِقُ جَلَالَهُ ﴿4﴾ يَا مَنْ لَا يُدْرِكُ الْاَبْصَارُ كَمَالَهُ ﴿5﴾ يَا مَنْ لَا يَبْلُغُ الْاَفْهَامُ صِفَاتَهُ ﴿6﴾ يَا مَنْ لَا يَنَالُ الْاَفْكَارُ كِبْرِيَٓائَهُ ﴿7﴾ يَا مَنْ لَا يُحْسِنُ اْلاِنْسَانُ نُعُوتَهُ ﴿8﴾ يَا مَنْ لَا يَرُدُّ الْعِبَادُ قَضَٓائَهُ ﴿9﴾ يَا مَنْ ظَهَرَ فِى كُلِّ شَىْءٍ اٰيَاتُهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 86. Bab’ı, insan aklının ve idrakinin Allah’ın sonsuz kemâli ve kibriyâsı karşısındaki yetersizliğini ilan eder. Hiçbir dilin O’nu tam övemeyeceği, hiçbir fikrin O’nun hakikatine eremeyeceği hatırlatılarak, her şeydeki ilahi işaretlere dikkat çekilir.
1

Ey saltanatından başka gerçek saltanat olmayan

2

Ey kulların senâsını saymakla bitiremediği

3

Ey mahlûkatın celâlini vasfedemediği

4

Ey gözlerin kemâlini idrak ve ihâta edemediği

5

Ey zekâların sıfatlarına ulaşmakta acze düştüğü

6

Ey fikirlerin, kibriyasının hakikatine ulaşamadığı

7

Ey insanların, sıfatlarını güzelce tavsif edemediği

8

Ey kulların, hükmünü geri çeviremediği

9

Ey her şeyde Kendisini tanıtan deliller açıkça görülen

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
87. BAB
﴿1﴾ يَا حَبِيبَ الْبَكَّٓائِينَ ﴿2﴾ يَا سَنَدَ الْمُتَوَكِّلِينَ ﴿3﴾ يَا هَادِىَ الْمُضِلِّينَ ﴿4﴾ يَا وَلِىَّ الْمُؤْمِنِينَ ﴿5﴾ يَٓا اَنِيسَ الذَّاكِرِينَ ﴿6﴾ يَٓا اَقْدَرَ الْقَادِرِينَ ﴿7﴾ يَٓا اَبْصَرَ النَّاظِرِينَ ﴿8﴾ يَٓا اَعْلَمَ الْعَالِمِينَ ﴿9﴾ يَا مَفْزَعَ الْمَلْهُوفِينَ ﴿10﴾ يَٓا اَنْصَرَ النَّاصِرِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 87. Bab’ı, Allah’ın hem en yüce (E’lem, Akder) hem de en yakın (Enis, Habib) olduğunu müjdeler. Pişmanlıkla ağlayanların, tevekkül edenlerin ve darda kalanların tek gerçek sığınağının O olduğu vurgulanır.
1

Ey günahları için ve kendisine olan aşk ve muhabbetten dolayı ağlayanların sevgilisi

2

Ey kendisine tevekkül edenlerin dayanağı

3

Ey hak yoldan sapanları hidayete erdiren

4

Ey müminlerin dost ve sahibi

5

Ey kendisini zikredenlerin can yoldaşı

6

Ey bütün güçlülerden daha güçlü

7

Ey bütün bakanlardan daha iyi gören

8

Ey bütün ilim sahiplerinden daha âlim

9

Ey kederli bîçarelerin kaçıp sığındığı

10

Ey bütün yardım edenlerden daha çok yardım eden

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
88. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا مُكْرِمُ ﴿2﴾ يَا مُعَظِّمُ ﴿3﴾ يَا مُنَعِّمُ ﴿4﴾ يَا مُعْطِى ﴿5﴾ يَا مُغْنِى ﴿6﴾ يَا مُحْيِى ﴿7﴾ يَا مُبْدِىُٔ ﴿8﴾ يَا مُرْضِى ﴿9﴾ يَا مُنْجِى ﴿10﴾ يَا مُحْسِنُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 88. Bab’ı, Allah’ın mahlûkatına karşı olan sonsuz cömertliğini ve hayat verici sıfatlarını konu alır. O, sadece yaratmakla kalmaz; rızık verir, zenginleştirir, tehlikelerden kurtarır ve her türlü ihsanda bulunur.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey gerçek ikram sahibi Mükrim

2

Ey dilediğini büyüten ve eserleriyle büyüklüğünü gösteren Muazzım

3

Ey mahlûkatını çeşit çeşit nimetlere gark eden Müna’ım

4

Ey mahlûkatına lâzım olan her şeyi veren Mu’ti

5

Ey mahlûkatının ihtiyacını giderip zengin kılan Muğnî

6

Ey canlılara hayat veren Muhyî

7

Ey mahlûkatı maddesiz ve örneksiz ilk defa yaratan Mübdî

8

Ey mahlûkatını nimetleriyle hoşnut kılan Murzî

9

Ey mahlûkatı her türlü tehlikeden kurtaran Müncî

10

Ey bol bol iyilikte bulunan Muhsîn

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
89. BAB
﴿1﴾ يَا كَافِىَ كُلِّ شَىْءٍ ﴿2﴾ يَا قَٓائِمًا عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَا يُشْبِهُهُ شَىْءٌ ﴿4﴾ يَا مَنْ لَا يَزِيدُ فِى مُلْكِهِ شَىْءٌ ﴿5﴾ يَا مَنْ لَا يَنْقُصُ مِنْ خَزَٓائِنِهِ شَىْءٌ ﴿6﴾ يَا مَنْ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ ﴿7﴾ يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَىْءٌ ﴿8﴾ يَا مَنْ بِيَدِهِ مَقَالِيدُ كُلِّ شَىْءٍ ﴿9﴾ يَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَىْءٍ ﴿10﴾ يَا مَنْ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَىْءٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 89. Bab’ı, Allah’ın her şeye kâfi geldiğini ve mülkünde mutlak tasarruf sahibi olduğunu beyan eder. Her şeyin anahtarının O’nun elinde olduğu, rahmetinin her şeyi kuşattığı ve her şey fani olsa da O’nun Bâki kalacağı vurgulanır.
1

Ey her şeye kâfi

2

Ey her şeyi idare eden kaim

3

Ey hiçbir şey Kendisine benzemeyen

4

Ey mülkünde, irâdesi dışında hiçbir şey artmayan

5

Ey hazînelerinden hiçbir şey eksik olmayan

6

Ey hiçbir şey Kendisine gizli bulunmayan

7

Ey misli ve benzeri hiçbir şey bulunmayan

8

Ey her şeyin anahtarı elinde olan

9

Ey rahmeti her şeyi kuşatan

10

Ey her şey fâni olduğu halde Kendisi bâkî kalan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
90. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا هُوَ ﴿2﴾ يَا مَنْ لَا يَصْرِفُ السُّٓوءَ اِلَّا هُوَ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَا يُدَبِّرُ الْاَمْرَ اِلَّا هُوَ ﴿4﴾ يَا مَنْ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا هُوَ ﴿5﴾ يَا مَنْ لَا يُقَلِّبُ الْقَلْبَ اِلَّا هُوَ ﴿6﴾ يَا مَنْ لَا يَخْلُقُ الْخَلْقَ اِلَّا هُوَ ﴿7﴾ يَا مَنْ لَا يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلَّا هُوَ ﴿8﴾ يَا مَنْ لَا يُنَزِّلُ الْغَيْثَ اِلَّا هُوَ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَا يُحْيِى الْمَوْتٰى اِلَّا هُوَ ﴿10﴾ يَا مَنْ لَا يُغْنِى عَلَى التَّحْقِيقِ اِلَّا هُوَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩۰﴾
Cevşen-ül Kebir’in 90. Bab’ı, Allah’ın mutlak birliğini ve O’ndan başka hiçbir gerçek güç sahibinin olmadığını ilan eder. Gaybı bilmekten kalpleri çevirmeye kadar her şeyin ancak O’nun iradesiyle gerçekleştiği vurgulanır.
1

Ey gaybı Kendisinden başka kimse bilemeyen

2

Ey kullarından kötülüğü Kendisinden başka kimse defedemeyen

3

Ey işleri Kendisinden başka kimse idâre edemeyen

4

Ey günahları Kendisinden başka kimse mağfiret edemeyen

5

Ey kalpleri Kendisinden başkası değiştiremeyen

6

Ey mahlûkatı Kendisinden başkası yaratamayan

7

Ey nîmetleri Kendisinden başkası tamamlayamayan

8

Ey yağmuru Kendisinden başkası yağdıramayan

9

Ey ölüleri kendisinden başkası diriltemeyen

10

Ey kullarını kendisinden başkası gerçek zengin kılamayan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar