91. Bab
Geri
BAB 91-100
İleri
91. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا كَاشِفُ ﴿2﴾ يَا فَارِجُ ﴿3﴾ يَا فَاتِحُ ﴿4﴾ يَا نَاصِرُ ﴿5﴾ يَا ضَامِنُ ﴿6﴾ يَٓا اٰمِرُ ﴿7﴾ يَا نَاهِى ﴿8﴾ يَا رَجَا ﴿9﴾ يَا مُرْتَجَا ﴿10﴾ يَا عَظِيمَ الرَّجَا
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩١﴾
Cevşen-ül Kebir’in 91. Bab’ı, Allah’ın kulları için sunduğu çıkış kapılarını ve ümit pınarlarını anlatır. Maddi ve manevi her türlü darlığı açan (Fâtih) ve her koşulda kulun en büyük ümidi (Azîmür-Recâ) olan O’dur.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey belâları kaldıran ve güzellikleri açığa çıkaran Kâşif

2

Ey keder ve tasadan kurtarıp ferahlatan Fâric

3

Ey her mevcuda münâsip bir sûret açan ve fetihler müyesser kılan Fâtih

4

Ey kullarına yardım eden Nâsır

5

Ey yaratıkların her türlü ihtiyacını üzerine alan Dâmin

6

Ey her şeye fıtratının gayesini emreden Âmir

7

Ey her türlü kötülükten sakındıran Nâhî

8

Ey kullarının ümidi olan Recâ

9

Ey kullarının ümit beslediği Mürtecâ

10

Ey kendisine büyük ümitler beslenen Azîmür-Recâ

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
92. BAB
﴿1﴾ يَا مُعِينَ الضُّعَفَٓاءِ ﴿2﴾ يَا كَنْزَ الْفُقَرَٓاءِ ﴿3﴾ يَا صَاحِبَ الْغُرَبَٓاءِ ﴿4﴾ يَا نَاصِرَ الْاَوْلِيَٓاءِ ﴿5﴾ يَا قَاهِرَ الْاَعْدَٓاءِ ﴿6﴾ يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ ﴿7﴾ يَا كَاشِفَ الْبَلَٓاءِ ﴿8﴾ يَٓا اَنِيسَ الْاَوْلِيَٓاءِ ﴿9﴾ يَا حَبِيبَ الْاَتْقِيَٓاءِ ﴿10﴾ يَٓا اِلٰهَ الْاَغْنِيَٓاءِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٢﴾
Cevşen-ül Kebir’in 92. Bab’ı, Allah’ın her türlü ihtiyaç sahibine olan yakınlığını vurgular. O, kimsesizlerin sahibi, fakirlerin asıl zenginliği ve darda kalanların kurtarıcısıdır. Hem gökleri yükselten yüceliğe, hem de kalplere ferahlık veren yakınlığa sahiptir.
1

Ey zayıfların yardımcısı

2

Ey fakirlerin hazînesi

3

Ey gariplerin sahibi

4

Ey dostların yardımcısı

5

Ey düşmanların kahredicisi

6

Ey gökleri yükselten

7

Ey belâları kaldıran

8

Ey dostların can yoldaşı

9

Ey takvâ sahiplerinin sevgilisi

10

Ey zenginlerin mabudu

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
93. BAB
﴿1﴾ يَٓا اَوَّلَ كُلِّ شَىْءٍ وَ اٰخِرَهُ ﴿2﴾ يَٓا اِلٰهَ كُلِّ شَىْءٍ وَ صَانِعَهُ ﴿3﴾ يَا رَازِقَ كُلِّ شَىْءٍ وَ خَالِقَهُ ﴿4﴾ يَا فَاطِرَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مَلِيكَهُ ﴿5﴾ يَا قَابِضَ كُلِّ شَىْءٍ وَ بَاسِطَهُ ﴿6﴾ يَا مُبْدِىَٔ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُعِيدَهُ ﴿7﴾ يَا مُسَبِّبَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُقَدِّرَهُ ﴿8﴾ يَا مُرَبِّىَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُدَبِّرَهُ ﴿9﴾ يَا مُكَوِّرَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُحَوِّلَهُ ﴿10﴾ يَا مُحْيِىَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُمِيتَهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٣﴾
Cevşen-ül Kebir’in 93. Bab’ı, Allah’ın kâinat üzerindeki mutlak ve kuşatıcı tasarrufunu ilan eder. Her şeyin başlangıcı ve sonu O olduğu gibi; rızık veren, ölçü koyan, yaşatan ve öldüren de yalnızca O’dur. Bu bab, yaratılışın her aşamasındaki ilahi müdahaleyi vurgular.
1

Ey her şeyin evveli ve âhiri

2

Ey her şeyin ilâhı ve sanatkârı

3

Ey her şeyin râzıkı ve hâlıkı

4

Ey her şeyin yaratıcısı ve sultânı

5

Ey her şeyi daraltan ve genişleten

6

Ey her şeyi ilk defa yaratan ve öldükten sonra tekrar iâde eden

7

Ey her şeye gerekli sebepleri yaratan ve bir ölçü takdir eden

8

Ey her şeyi terbiye ve idâre eden

9

Ey her şeyi döndüren ve değiştiren

10

Ey her şeyi dirilten ve öldüren

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
94. BAB
﴿1﴾ يَا خَيْرَ ذَاكِرٍ وَ مَذْكُورٍ ﴿2﴾ يَا خَيْرَ شَاكِرٍ وَ مَشْكُورٍ ﴿3﴾ يَا خَيْرَ شَاهِدٍ وَ مَشْهُودٍ ﴿4﴾ يَا خَيْرَ حَامِدٍ وَ مَحْمُودٍ ﴿5﴾ يَا خَيْرَ دَاعٍ وَ مَدْعُوٍّ ﴿6﴾ يَا خَيْرَ مُجِيبٍ وَ مُجَابٍ ﴿7﴾ يَا خَيْرَ مُونِسٍ وَ اَنِيسٍ ﴿8﴾ يَا خَيْرَ صَاحِبٍ وَ جَلِيسٍ ﴿9﴾ يَا خَيْرَ مَقْصُودٍ وَ مَطْلُوبٍ ﴿10﴾ يَا خَيْرَ حَبِيبٍ وَ مَحْبُوبٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 94. Bab’ı, kul ile Allah arasındaki manevi bağın her iki tarafını da Allah’ın en güzel şekilde tamamladığını anlatır. O, hem seven hem sevilen, hem zikreden hem zikredilenlerin en hayırlısıdır.
1

Ey yâd edenlerin ve yâd edilenlerin en hayırlısı

2

Ey şükrü kabul edenlerin ve şükredilenlerin en hayırlısı

3

Ey övülenlerin ve övenlerin en hayırlısı

4

Ey görenlerin ve görülenlerin en hayırlısı

5

Ey çağıranların ve çağrılanların en hayırlısı

6

Ey cevap verenlerin ve cevap verilenlerin en hayırlısı

7

Ey ünsiyet verenlerin ve Kendisiyle ünsiyet edilenlerin en hayırlısı

8

Ey bütün dostların ve meclis arkadaşlarının en hayırlısı

9

Ey bütün maksut ve matlupların en hayırlısı

10

Ey sevenlerin ve sevilenlerin en hayırlısı

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
95. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ دَعَاهُ مُجِيبٌ ﴿2﴾ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَطَاعَهُ حَبِيبٌ ﴿3﴾ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَحَبَّهُ قَرِيبٌ ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ اَرَادَهُ عَلِيمٌ ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ رَجَاهُ كَرِيمٌ ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصَاهُ حَلِيمٌ ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى حِلْمِهِ حَكِيمٌ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى حُكْمِهِ عَظِيمٌ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى عَظَمَتِهِ رَحِيمٌ ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ فِٓى اِحْسَانِهِ قَدِيمٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٥﴾
Cevşen-ül Kebir’in 95. Bab’ı, Allah’ın kullarına olan muazzam yakınlığını ve sabrını (Hilm) anlatır. O, hatalara rağmen hemen cezalandırmayan, sevenlerine çok yakın olan ve ihsanı başlangıçsız olandır. Azameti ile merhametinin kusursuz dengesi vurgulanır.
1

Ey kendisini çağıranlara cevap veren

2

Ey kendisine itaat edenleri seven

3

Ey kendisini sevenlere yakın olan

4

Ey kendisini arzulayanları çok iyi bilen

5

Ey kendisine ümit besleyenlere iyilik eden

6

Ey kendisine isyan edenlere yumuşak davranıp hemen cezalandırmayan

7

Ey yumuşaklığında hikmetli davranan

8

Ey hükmünde büyük olan

9

Ey azametinde merhametli olan

10

Ey ihsânında kadîm olan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
96. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا مُسَبِّبُ ﴿2﴾ يَا مُقَرِّبُ ﴿3﴾ يَا مُعَقِّبُ ﴿4﴾ يَا مُقَلِّبُ ﴿5﴾ يَا مُقَدِّرُ ﴿6﴾ يَا مُرَتِّبُ ﴿7﴾ يَا مُرَغِّبُ ﴿8﴾ يَا مُذَكِّرُ ﴿9﴾ يَا مُكَوِّنُ ﴿10﴾ يَا مُتَكَبِّرُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 96. Bab’ı, Allah’ın evrendeki nizam verici ve dönüştürücü gücünü anlatır. O, sebepleri yaratan (Müsebbib), kalpleri halden hale çeviren (Mukallib) ve varlığı en güzel şekilde düzene koyandır (Mürettib).
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey sebepleri takdir eden Müsebbib

2

Ey itaatkâr kullarını kendisine yaklaştıran Mukarrib

3

Ey eşyayı hikmetle peş peşe getiren Muakkib

4

Ey kullarının kalplerini halden hale değiştiren Mukallib

5

Ey her şeye bir miktar tespit eden Mukaddir

6

Ey her şeyi düzene koyan Mürettib

7

Ey kullarını iyiliğe teşvik eden Murağğib

8

Ey kullarına öğüt veren Müzekkir,Ey kullarına öğüt veren Müzekkir

9

Ey mahlûkatı var eden Mükevvin

10

Ey sonsuz büyüklük ve azamet sahibi Mütekebbir

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
97. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ لَا يُشْغِلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْعٍ ﴿2﴾ يَا مَنْ لَا يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْلٍ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَا يُلْهِيهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْلٍ ﴿4﴾ يَا مَنْ لَا يُغَلِّطُهُ سُؤَالٌ عَنْ سُؤَالٍ ﴿5﴾ يَا مَنْ لَا يُبْرِمُهُ اِلْحَاحُ الْمُلِحّ۪ينَ ﴿6﴾ يَا مَنْ شَرَحَ بِاْلاِسْلَامِ صُدُورَ الْمُؤْمِنِينَ ﴿7﴾ يَا مَنْ اَطَابَ بِذِكْرِهِ قُلُوبَ الْمُخْبِتِينَ ﴿8﴾ يَا مَنْ لَا يَغِيبُ عَنْ قُلُوبِ الْمُشْتَاقِينَ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ غَايَةُ مُرَادِ الْمُرِيدِينَ ﴿10﴾ يَا مَنْ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ فِى الْعَالَمِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 97. Bab’ı, Allah’ın sınırsız ilmini ve her an her yerde hazır oluşunu anlatır. O, aynı anda milyarlarca sesi duyar, milyarlarca işi karıştırmadan idare eder. Kulun samimi yakarışından asla usanmaz ve mümin kalplerin tek sığınağıdır.
1

Ey bir işitme, kendisini diğer bir işitmeden alıkoymayan

2

Ey kendisi için bir iş diğer bir işe mâni olmayan

3

Ey bir söz, kendisini diğer bir sözden oyalamayan

4

Ey kullarının bir isteği diğerine cevap vermekte kendisini karışıklığa sevk etmeyen

5

Ey ısrarla istekte bulunanların ısrarı kendisini usandırmayan

6

Ey müminlerin kalplerini İslâm’la genişleten

7

Ey zikriyle mütevâzi ve huşû sahiplerinin kalplerini hoş eden

8

Ey kendisine iştiyak duyanların kalplerinden kaybolmayan

9

Ey kendisini arzulayanların son arzusu

10

Ey âlemde hiçbir şey kendisine gizli olmayan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
98. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ هُوَ عِلْمُهُ سَابِقٌ ﴿2﴾ يَا مَنْ هُوَ وَعْدُهُ صَادِقٌ ﴿3﴾ يَا مَنْ هُوَ لُطْفُهُ ظَاهِرٌ ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ اَمْرُهُ غَالِبٌ ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ مُحْكَمٌ ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ قَضَٓاؤُهُ كَٓائِنٌ ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ قُرْاٰنُهُ مَجِيدٌ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ مُلْكُهُ قَدِيمٌ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ فَضْلُهُ مُقِيمٌ ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ عَرْشُهُ عَظِيمٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 98. Bab’ı, Allah’ın vaadinin, kitabının ve hükmünün sarsılmazlığını konu alır. O’nun bilgisi her şeyin önündedir ve saltanatı ebedidir. Bu bab, ilahi adaletin ve rahmetin sürekliliğine olan güveni tazeler.
1

Ey her şeyi var olmadan bilen

2

Ey vaadi doğru olan

3

Ey lütfü açık olan

4

Ey emri üstün ve galip olan

5

Ey kitabı sağlam olan

6

Ey kaza ve hükmü var olan

7

Ey Kur’ân’ı yüce olan

8

Ey saltanatı kadîm olan

9

Ey fazıl ve keremi dâim olan

10

Ey Arşı büyük olan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
99. BAB
﴿1﴾ يَا رَبَّ الْاَرْبَابِ ﴿2﴾ يَا مُفَتِّحَ الْاَبْوَابِ ﴿3﴾ يَا مُسَبِّبَ الْاَسْبَابِ ﴿4﴾ يَا مُعْطِىَ الثَّوَابِ ﴿5﴾ يَا مُلْهِمَ الصَّوَابِ ﴿6﴾ يَا مُنْشِىَٔ السَّحَابِ ﴿7﴾ يَا شَدِيدَ الْعِقَابِ ﴿8﴾ يَا سَرِيعَ الْحِسَابِ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَهُ اْلاِيَابُ ﴿10﴾ يَا غَفُورُ يَا تَوَّابُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 99. Bab’ı, Allah’ın mutlak otoritesini ve hayatın her safhasındaki müdahalesini (kapıları açması, bulutları yaratması) anlatır. O, hem mükafat veren hem de hesabı en süratli görendir. Her şeyin dönüşü O’nadır.
1

Ey rablık iddia edenlerin ve bütün terbiyecilerin Rabbi

2

Ey bütün kapıları açan

3

Ey sebepler tasarrufunda bulunan

4

Ey sevapları veren

5

Ey doğruları ilham eden

6

Ey bulutları yoktan yaratan

7

Ey azap ve ikabı şiddetli olan

8

Ey hesabı süratli gören

9

Ey dönüş kendisine olan

10

Ey bağışlayan ve tövbeleri kabul eden

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
100. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا رَبَّنَا ﴿2﴾ يَا اِلٰهَنَا ﴿3﴾ يَا سَيِّدَنَا ﴿4﴾ يَا مَوْلٰينَا ﴿5﴾ يَا نَاصِرَنَا ﴿6﴾ يَا حَافِظَنَا ﴿7﴾ يَا قَادِرَنَا ﴿8﴾ يَا رَازِقَنَا ﴿9﴾ يَا دَلِيلَنَا ﴿10﴾ يَا مُغِيثَنَا
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٠٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 100. ve son Bab’ı, kulun Allah’a olan mutlak aidiyetini ilan eder. "Rabbimiz, İlahımız, Yardımcımız" nidalarıyla biten bu bölüm, tüm esmaların kulun hayatındaki tecellisini özetleyerek duayı taçlandırır.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey Rabbimiz

2

Ey İlâhımız

3

Ey Seyyidimiz

4

Ey Mevlâmız

5

Ey Yardımcımız

6

Ey Koruyucumuz

7

Ey Kâdirimiz

8

Ey Râzıkımız

9

Ey Delilimiz

10

Ey Medetkârımız

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar