﴿1﴾
يَا صَانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ
﴿2﴾
يَا خَالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ
﴿3﴾
يَا رَازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍٍ
﴿4﴾
يَا مَالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ
﴿5﴾
يَا كَاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ
﴿6﴾
يَا فَارِجَ كُلِّ مَغْمُومٍ
﴿7﴾
يَا رَاحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ
﴿8﴾
يَا نَاصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ
﴿9﴾
يَا سَاتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ
﴿10﴾
يَا مَلْجَاءَ كُلِّ مَظْلوُمٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 10. Bab’ı, Allah’ın mahlûkat üzerindeki mutlak ve kuşatıcı sıfatlarını "her şeyin..." (külli...) kalıbıyla ilan eder. O, sadece yaratan değil; aynı zamanda rızık veren, sıkıntıları gideren, ayıpları örten ve yardımsız kalanların tek sığınağı olandır. Bu bab, yaratılan ile Yaratıcı arasındaki kesintisiz bağı vurgular.
1
Ey bütün sanatların sanatkârı
2
Ey bütün mahlûkâtın yaratıcısı
3
Ey bütün rızıklananların rızık vericisi
4
Ey bütün sahip olunanların sahibi
5
Ey bütün sıkıntıya düşenlerin ferahlatıcısı
6
Ey bütün üzüntüye düşenlerin sevindiricisi
7
Ey bütün merhamet olunanların merhamet edicisi
8
Ey bütün yardımsız kalanların yardımcısı
9
Ey bütün ayıplıların ayıplarını örten
10
Ey bütün zulme uğrayanların sığınağı
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar