﴿1﴾
يَا عُدَّتِى عِنْدَ شِدَّتِى
﴿2﴾
يَا رَجَٓائِى عِنْدَ مُصِيبَتِى
﴿3﴾
يَا مُونِسِى عِنْدَ وَحْشَتِى
﴿4﴾
يَا صَاحِبِى عِنْدَ غُرْبَتِى
﴿5﴾
يَا وَلِيِّى عِنْدَ نِعْمَتِى
﴿6﴾
يَا كَاشِفِى عِنْدَ كُرْبَتِى
﴿7﴾
يَا غِيَاثِى عِنْدَ افْتِقَار۪ى
﴿8﴾
يَا مَلْجَائِى عِنْدَ اضْطِرَار۪ى
﴿9﴾
يَا مُعِينِى عِنْدَ فَزَعِى
﴿10﴾
يَا دَلِيلِى عِنْدَ حَيْرَتِى
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١١﴾
Cevşen-ül Kebir’in 11. Bab’ı, kulun en zayıf ve muhtaç anlarında Allah’a olan şahsi yakınlığını dile getirir. Gurbet, yalnızlık, korku ve hayret anlarında Allah’ın bir dost (Sahib), bir yoldaş (Munis) ve bir rehber (Delil) olduğu vurgulanır. Bu bölüm, ilahi şefkatin kulun bireysel dünyasındaki en samimi tecellisidir.
1
Ey sıkıntım ânında hazırlığım
2
Ey musîbetim ânında ümidim
3
Ey yalnızlığım ânında arkadaşım
4
Ey gurbetliğimde dostum
5
Ey nîmetlendiğim anda sahibim
6
Ey kederim ânında ferahlatıcım
7
Ey ihtiyacım ânında yardımıma koşan
8
Ey zor durumumda sığınağım
9
Ey korkum ânında yardımcım
10
Ey hayretim ânında yol göstericim
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar