﴿1﴾
يَا خَيْرَ الْمَرْهُوبِينَ
﴿2﴾
يَا خَيْرَ الْمَطْلُوبِينَ
﴿3﴾
يَا خَيْرَ الْمَرْغُوبِينَ
﴿4﴾
يَا خَيْرَ الْمَسْئُولِينَ
﴿5﴾
يَا خَيْرَ الْمَقْصُودِينَ
﴿6﴾
يَا خَيْرَ الْمَذْكُورِينَ
﴿7﴾
يَا خَيْرَ الْمَشْكُورِينَ
﴿8﴾
يَا خَيْرَ الْمَحْبُوبِينَ
﴿9﴾
يَا خَيْرَ الْمُنْزِلِينَ
﴿10﴾
يَا خَيْرَ الْمُسْتَاْنِسِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 39. Bab’ı, insan ruhunun yöneldiği tüm ulvi hedeflerin zirvesine Allah’ı yerleştirir. Sevginin, şükrün, zikrin ve arzunun en hayırlı mercii olarak O gösterilir. Bu bab, kalbin dağınık sevgilerini ve korkularını tek bir noktada, "En Hayırlı" olanın dergahında toplar.
1
Ey kendisine kaçılanların en hayırlısı
2
Ey matlupların en hayırlısı
3
Ey rağbet edilenlerin en hayırlısı
4
Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı
5
Ey maksut olanların en hayırlısı
6
Ey zikredilenlerin en hayırlısı
7
Ey şükredilenlerin en hayırlısı
8
Ey sevilenlerin en hayırlısı
9
Ey indirenlerin en hayırlısı
10
Ey kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar