﴿1﴾
يَا مَنْ هُوَ خَلَقَ فَسَوّٰى
﴿2﴾
يَا مَنْ هُوَ قَدَّرَ فَهَدٰى
﴿3﴾
يَا مَنْ هُوَ يَكْشِفُ الْبَلْوٰى
﴿4﴾
يَا مَنْ هُوَ يَسْمَعُ النَّجْوٰى
﴿5﴾
يَا مَنْ هُوَ يُنْقِذُ الْغَرْقٰى
﴿6﴾
يَا مَنْ هُوَ يُنْجِى الْهَلْكٰى
﴿7﴾
يَا مَنْ هُوَ يَشْفِى الْمَرْضٰى
﴿8﴾
يَا مَنْ هُوَ اَمَاتَ وَ اَحْىٰ
﴿9﴾
يَا مَنْ هُوَ اَضْحَكَ وَ اَبْكٰى
﴿10﴾
يَا مَنْ هُوَ اَضَلَّ وَ اَهْدٰى
﴿11﴾
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 40. Bab’ı, hayatın tüm zıtlıklarını ve dönüm noktalarını Allah’ın kudretine bağlar. Yaratılışın düzeninden (Tesviye), kaderin tayinine (Takdir); ölümden hayata, gülmekten ağlamaya kadar her halin O’nun kontrolünde olduğu gerçeği, kulun teslimiyetini pekiştirir.
1
Ey yaratıp düzene koyan
2
Ey takdir edip hedefe götüren
3
Ey belâyı kaldıran
4
Ey gizli yakarışı işiten
5
Ey batmışı kurtaran
6
Ey helâk olana necât veren
7
Ey hastaya şifa veren
8
Ey öldüren ve dirilten
9
Ey güldüren ve ağlatan
10
Ey saptıran ve hidâyete erdiren
11
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar