﴿1﴾
يَا غَالِبًا غَيْرَ مَغْلُوبٍ
﴿2﴾
يَا صَانِعًا غَيْرَ مَصْنُوعٍ
﴿3﴾
يَا خَالِقًا غَيْرَ مَخْلُوقٍ
﴿4﴾
يَا مَالِكًا غَيْرَ مَمْلُوكٍ
﴿5﴾
يَا قَاهِرًا غَيْرَ مَقْهُورٍ
﴿6﴾
يَا رَافِعًا غَيْرَ مَرْفُوعٍ
﴿7﴾
يَا نَاصِرًا غَيْرَ مَنْصُورٍ
﴿8﴾
يَا حَافِظًا غَيْرَ مَحْفُوظٍ
﴿9﴾
يَا شَاهِدًا غَيْرَ غَٓائِبٍ
﴿10﴾
يَا قَرِيبًا غَيْرَ بَعِيدٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 46. Bab’ı, Allah’ın mutlak istiklalini ve mahlukata olan benzemezliğini (Muhalefetün lil-havadis) ilan eder. O, her eylemin öznesi iken asla nesnesi değildir; yaratır ama yaratılmaz, yardım eder ama yardıma muhtaç değildir. Bu bab, tevhid inancının en saf halini kulun kalbine nakşeder.
1
Ey mağlûp olmayan Galip
2
Ey yaratılmış olmayan Sanatkâr
3
Ey mahlûk olmayan Yaratıcı
4
Ey sahip olunamayan Mülk Sahibi
5
Ey kendisine üstün gelinemeyen Kahir
6
Ey yükseltilmekten münezzeh Yükseltici
7
Ey yardım edilmeyen Yardım Edici
8
Ey korunmayan Koruyucu
9
Ey gaip olmayan Şahit
10
Ey uzak olmayan yakın
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar