48. Bab
48. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ عَطَٓاؤُهُ شَرِيفٌ ﴿2﴾ يَا مَنْ فِعْلُهُ لَطِيفٌ ﴿3﴾ يَا مَنْ لُطْفُهُ مُقِيمٌ ﴿4﴾ يَا مَنْ اِحْسَانُهُ قَدِيمٌ ﴿5﴾ يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ ﴿6﴾ يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ ﴿7﴾ يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ ﴿8﴾ يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ ﴿9﴾ يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ ﴿10﴾ يَا مَنْ اُنْسُهُ لَذِيذٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 48. Bab’ı, ilahi ahlakın ve muamelenin güzelliğini anlatır. Allah’ın vaadindeki sadakat, affındaki lütuf ve azabındaki adalet vurgulanarak; O’nu anmanın ruhu besleyen tatlılığı (zikr) ve O’na yakın olmanın verdiği eşsiz huzur (ünsiyet) dile getirilir.
1

Ey bağış ve ihsânı şerefli olan

2

Ey fiili latîf olan

3

Ey lütfü dâim olan

4

Ey ihsânı kadîm olan

5

Ey sözü hak olan

6

Ey vaadi doğru olan

7

Ey affı fazıl olan

8

Ey azâbı adâlet olan

9

Ey zikri tatlı olan

10

Ey dostluğu lezzetli olan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar