﴿1﴾
يَا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ
﴿2﴾
يَا مَنْ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِ
﴿3﴾
يَا مَنْ لَا رَٓادَّ لِقَضَٓائِهِ
﴿4﴾
يَا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَ قَلْبِهِ
﴿5﴾
يَا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ
﴿6﴾
يَا مَنْ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا بِاِذْنِهِ
﴿7﴾
يَا مَنِ السَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ
﴿8﴾
يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِهِ
﴿9﴾
يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ وَ الْمَلَٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِ
﴿10﴾
يَا مَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 66. Bab’ı, Allah’ın mutlak egemenliğini ve her şeyin üzerindeki kontrolünü (Hâkimiyet) beyan eder. Kişinin kalbi üzerindeki tasarrufundan, gök gürültüsü ve rüzgâr gibi tabiat hadiselerindeki gizli zikre kadar, kâinatın her zerresinin ilahi kelimelerle ve nizamla ayakta durduğu hatırlatılır.
1
Ey kelimeleriyle hakkın hak olduğunu gösteren
2
Ey hükmünü geri bıraktıracak kimse olmayan
3
Ey kazâsını geri çevirecek kimse olmayan
4
Ey kişiye kalbinden daha yakın olan
5
Ey kullarından tövbeyi kabul eden
6
Ey izni olmadan hiçbir şefaat fayda vermeyen
7
Ey bütün gökler kudretiyle dürülmüş olan
8
Ey yolundan sapanları en iyi bilen
9
Ey gök gürültüsünün hamd ederek, meleklerin de korkusuyla Kendisini tesbih ettiği
10
Ey rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar