﴿1﴾
يَا مَنْ لَا يُشْغِلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْعٍ
﴿2﴾
يَا مَنْ لَا يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْلٍ
﴿3﴾
يَا مَنْ لَا يُلْهِيهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْلٍ
﴿4﴾
يَا مَنْ لَا يُغَلِّطُهُ سُؤَالٌ عَنْ سُؤَالٍ
﴿5﴾
يَا مَنْ لَا يُبْرِمُهُ اِلْحَاحُ الْمُلِحّ۪ينَ
﴿6﴾
يَا مَنْ شَرَحَ بِاْلاِسْلَامِ صُدُورَ الْمُؤْمِنِينَ
﴿7﴾
يَا مَنْ اَطَابَ بِذِكْرِهِ قُلُوبَ الْمُخْبِتِينَ
﴿8﴾
يَا مَنْ لَا يَغِيبُ عَنْ قُلُوبِ الْمُشْتَاقِينَ
﴿9﴾
يَا مَنْ هُوَ غَايَةُ مُرَادِ الْمُرِيدِينَ
﴿10﴾
يَا مَنْ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ فِى الْعَالَمِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 97. Bab’ı, Allah’ın sınırsız ilmini ve her an her yerde hazır oluşunu anlatır. O, aynı anda milyarlarca sesi duyar, milyarlarca işi karıştırmadan idare eder. Kulun samimi yakarışından asla usanmaz ve mümin kalplerin tek sığınağıdır.
1
Ey bir işitme, kendisini diğer bir işitmeden alıkoymayan
2
Ey kendisi için bir iş diğer bir işe mâni olmayan
3
Ey bir söz, kendisini diğer bir sözden oyalamayan
4
Ey kullarının bir isteği diğerine cevap vermekte kendisini karışıklığa sevk etmeyen
5
Ey ısrarla istekte bulunanların ısrarı kendisini usandırmayan
6
Ey müminlerin kalplerini İslâm’la genişleten
7
Ey zikriyle mütevâzi ve huşû sahiplerinin kalplerini hoş eden
8
Ey kendisine iştiyak duyanların kalplerinden kaybolmayan
9
Ey kendisini arzulayanların son arzusu
10
Ey âlemde hiçbir şey kendisine gizli olmayan
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar