﴿1﴾
يَا مَنْ هُوَ عِلْمُهُ سَابِقٌ
﴿2﴾
يَا مَنْ هُوَ وَعْدُهُ صَادِقٌ
﴿3﴾
يَا مَنْ هُوَ لُطْفُهُ ظَاهِرٌ
﴿4﴾
يَا مَنْ هُوَ اَمْرُهُ غَالِبٌ
﴿5﴾
يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ مُحْكَمٌ
﴿6﴾
يَا مَنْ هُوَ قَضَٓاؤُهُ كَٓائِنٌ
﴿7﴾
يَا مَنْ هُوَ قُرْاٰنُهُ مَجِيدٌ
﴿8﴾
يَا مَنْ هُوَ مُلْكُهُ قَدِيمٌ
﴿9﴾
يَا مَنْ هُوَ فَضْلُهُ مُقِيمٌ
﴿10﴾
يَا مَنْ هُوَ عَرْشُهُ عَظِيمٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 98. Bab’ı, Allah’ın vaadinin, kitabının ve hükmünün sarsılmazlığını konu alır. O’nun bilgisi her şeyin önündedir ve saltanatı ebedidir. Bu bab, ilahi adaletin ve rahmetin sürekliliğine olan güveni tazeler.
1
Ey her şeyi var olmadan bilen
2
Ey vaadi doğru olan
3
Ey lütfü açık olan
4
Ey emri üstün ve galip olan
5
Ey kitabı sağlam olan
6
Ey kaza ve hükmü var olan
7
Ey Kur’ân’ı yüce olan
8
Ey saltanatı kadîm olan
9
Ey fazıl ve keremi dâim olan
10
Ey Arşı büyük olan
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar