Diyanet İşleri Başkanlığı
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur'an) bir uyarıdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Artık kim dilerse ondan öğüt alır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kıyamet gününe yemin ederim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).
Diyanet İşleri Başkanlığı
İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?
Diyanet İşleri Başkanlığı
Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sonra onu açıklamak da bize aittir.