Etiket Arşivi

#Adalet

1026 Ayet

Zâriyât : 34 Sayfa 522
مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفٖينَ

Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lût'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 37 Sayfa 522
وَتَرَكْنَا فٖيهَٓا اٰيَةً لِلَّذٖينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَلٖيمَؕ

Orada, elem dolu azapdan korkacaklar için bir ibret bıraktık.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 40 Sayfa 522
فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُلٖيمٌؕ

Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 41 Sayfa 522
وَفٖي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرّٖيحَ الْعَقٖيمَۚ

Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 42 Sayfa 522
مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّمٖيمِؕ

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 43 Sayfa 522
وَفٖي ثَمُودَ اِذْ قٖيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى حٖينٍ

Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 44 Sayfa 522
فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ

Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 45 Sayfa 522
فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِرٖينَۙ

Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 46 Sayfa 522
وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقٖينَ۟

Bunlardan önce de Nûh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler.
— Diyanet İşleri Başkanlığı

Zâriyât : 59 Sayfa 523
فَاِنَّ لِلَّذٖينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.
— Diyanet İşleri Başkanlığı