21. Bab
21. BAB
فَاَسْئَلُكَ بِاَسْمآَئِكَ
﴿1﴾ يَا عَلِىُّ ﴿2﴾ يَا وَفِىُّ ﴿3﴾ يَا وَلِىُّ ﴿4﴾ يَا غَنِىُّ ﴿5﴾ يَا مَلِىُّ ﴿6﴾ يَا زَكِىُّ ﴿7﴾ يَا رَضِىُّ ﴿8﴾ يَا بَدِىُّ ﴿9﴾ يَا خَفِىُّ ﴿10﴾ يَا قَوِىُّ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢١﴾
Cevşen-ül Kebir’in 21. Bab’ı, Allah’ın zâtî yüceliğini ve kullarıyla olan dostluğunu ilan eden isimleri içerir. O hem sonsuz zenginlik sahibi (Ganî) hem de müminlerin en yakın dostudur (Velî). Bu bab, kulun her türlü noksanlıktan uzak olan Rabbine duyduğu güveni ve O’nun rızasına duyduğu iştiyakı dile getirir.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey her şeyiyle yüce olan Alî

2

Ey sözünden vefâlı olan ve vaadinden dönmeyen Vefî

3

Ey müminlerin dostu olan Velî

4

Ey gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Ganî

5

Ey sonsuz servet ve tükenmez hazineler sahibi Melî

6

Ey her cihetten temiz ve pâk olan Zekî

7

Ey kendisine kulluk edenlerden hoşnut olan Razî

8

Ey eser ve ihsanlarıyla varlığı apaçık görünen Bedî

9

Ey şiddet-i zuhûrundan gizlenen Hafî

10

Ey güç ve kuvveti sonsuz olan Kavî

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
22. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ اَظْهَرَ الْجَمِيلَ ﴿2﴾ يَا مَنْ سَتَرَ عَلَى الْقَبِيحِ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَا يُؤَاخِذُ بِالْجَرِيمَةِ ﴿4﴾ يَا مَنْ لَا يَهْتِكُ السِّتْرَ ﴿5﴾ يَا عَظِيمَ الْعَفْوِ ﴿6﴾ يَا حَسَنَ التَّجَاوُزِ ﴿7﴾ يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ ﴿8﴾ يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ ﴿9﴾ يَا صَاحِبَ كُلِّ نَجْوٰى ﴿10﴾ يَا مُنْتَهٰى كُلِّ شَكْوٰى
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٢﴾
Cevşen-ül Kebir’in 22. Bab’ı, Allah’ın "Settâr" (ayıpları örten) ve "Gaffâr" (bağışlayan) isimlerinin en zarif tecellilerini sunar. Kulun kusurlarını hemen cezalandırmayan (Halîm) ve tövbe kapısını her daim açık tutan ilahi rahmetin derinliği işlenir. Bu bab, günahın ağırlığı altında ezilen ruhlar için bir nefes ve ümit kapısıdır.
1

Ey güzeli açığa çıkaran

2

Ey çirkinin üzerini örten

3

Ey suç sebebiyle hemen azarlamayan

4

Ey ayıpların üzerindeki perdeyi yırtmayan

5

Ey affı büyük olan

6

Ey günahkârları cezalandırmaktan vazgeçmesi güzel olan

7

Ey mağfireti geniş olan

8

Ey rahmeti bol veren

9

Ey bütün sessiz yalvarışların sahibi

10

Ey bütün şikâyetler kendisinde son bulan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
23. BAB
﴿1﴾ يَا ذَا النِّعْمَةِ السَّابِغَةِ ﴿2﴾ يَا ذَا الرَّحْمَةِ الْوَاسِعَةِ ﴿3﴾ يَا ذَا الْحِكْمَةِ الْبَالِغَةِ ﴿4﴾ يَا ذَا الْقُدْرَةِ الْكَامِلَةِ ﴿5﴾ يَا ذَا الْحُجَّةِ الْقَاطِعَةِ ﴿6﴾ يَا ذَا الْكَرَامَةِ الظَّاهِرَةِ ﴿7﴾ يَا ذَا الصِّفَةِ الْعَالِيَةِ ﴿8﴾ يَا ذَا الْعِزَّةِ الدَّٓائِمَةِ ﴿9﴾ يَا ذَا الْقُوَّةِ الْمَتِينَةِ ﴿10﴾ يَا ذَا الْمِنَّةِ السَّابِقَةِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٣﴾
Cevşen-ül Kebir’in 23. Bab’ı, Allah’ın sahip olduğu sarsılmaz ve mutlak sıfatlara odaklanır. Hikmet, kudret ve hüccet sahibi olan Rabbimizin, bu vasıflarını kullarına nimet ve rahmet olarak nasıl sunduğu anlatılır. "Minnet-i sâbıka" vurgusuyla, biz daha istemeden verilen ilahi lütuflara dikkat çekilir.
1

Ey bol nimet sahibi

2

Ey geniş rahmet sahibi

3

Ey tam hikmet sahibi

4

Ey kâmil kudret sahibi

5

Ey kesin hüccet sahibi

6

Ey açık ikram sahibi

7

Ey yüce sıfat sahibi

8

Ey dâim izzet sahibi

9

Ey metin kuvvet sahibi

10

Ey geçmiş minnet sahibi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
24. BAB
﴿1﴾ يَٓا اَحْكَمَ الْحَاكِمِينَ ﴿2﴾ يَٓا اَعْدَلَ الْعَادِلِينَ ﴿3﴾ يَٓا اَصْدَقَ الصَّادِقِينَ ﴿4﴾ يَٓا اَظْهَرَ الظَّاهِرِينَ ﴿5﴾ يَٓا اَطْهَرَ الطَّاهِرِينَ ﴿6﴾ يَٓا اَحْسَنَ الْخَالِقِينَ ﴿7﴾ يَٓا اَسْرَعَ الْحَاسِبِينَ ﴿8﴾ يَٓا اَسْمَعَ السَّامِعِينَ ﴿9﴾ يَٓا اَكْرَمَ الْاَكْرَمِينَ ﴿10﴾ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ ﴿11﴾ يَٓا اَشْفَعَ الشَّافِعِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 24. Bab’ı, Allah’ın her bir sıfat ve fiildeki mutlak kemalini "en" dereceleriyle ilan eder. Beşerî tasavvurların ötesindeki ilahi adalet, cömertlik ve merhametin zirvesini gösteren bu bölüm, mülkün gerçek sahibinin her türlü noksanlıktan münezzeh olduğunu kalplere tasdik ettirir.
1

Ey hükmedenlerin en hükmedicisi

2

Ey âdillerin en adâletlisi

3

Ey doğruların en doğrusu

4

Ey varlığı açık olanların en açığı

5

Ey temiz olanların en temizi

6

Ey yaratıcılık mertebelerinin en güzelinde olan

7

Ey hesaba çekenlerin en süratlisi

8

Ey işitenlerin en iyi işiticisi

9

Ey ikram edenlerin en iyi ikram edicisi

10

Ey merhamet edenlerin en merhametlisi

11

Ey şefaat edenlerin en şefaat edicisi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
25. BAB
﴿1﴾ يَا بَدِيعَ السَّمٰوَاتِ ﴿2﴾ يَا جَاعِلَ الظُّلُمَاتِ ﴿3﴾ يَا عَالِمَ الْخَفِيَّاتِ ﴿4﴾ يَا رَاحِمَ الْعَبَرَاتِ ﴿5﴾ يَا سَاتِرَ الْعَوَرَاتِ ﴿6﴾ يَا كَاشِفَ الْبَلِيَّاتِ ﴿7﴾ يَا مُحْيِىَ الْاَمْوَاتِ ﴿8﴾ يَا ضَاعِفَ الْحَسَنَاتِ ﴿9﴾ يَا مُنْزِلَ الْبَرَكَاتِ ﴿10﴾ يَا شَدِيدَ النَّقَمَاتِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٥﴾
Cevşen-ül Kebir’in ilk çeyreğini tamamlayan 25. Bab, Allah’ın kâinat üzerindeki mutlak otoritesini ve insan ruhuna dokunan merhametini birleştirir. Göklerin yaratılışındaki azametle, bir kulun gözyaşındaki inceliği aynı anda kuşatan Rabbimizin eşsiz sanatını ilan eder. Bu bölüm, hem korku (havf) hem de ümit (recâ) arasındaki o hassas dengeyi temsil eder.
1

Ey semâları yoktan yaratan

2

Ey karanlıkları meydana getiren

3

Ey gizlilikleri bilen

4

Ey için için üzülenlere acıyan

5

Ey utanılacak şeyleri örten

6

Ey belâları defeden

7

Ey ölüleri dirilten

8

Ey sevapları kat kat yazan

9

Ey bereketleri indiren

10

Ey asilere hak ettikleri büyük ceza ve şiddetli azabı veren

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
26. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا مُصَوِّرُ ﴿2﴾ يَا مُقَدِّرُ ﴿3﴾ يَا مُطَهِّرُ ﴿4﴾ يَا مُنَوِّرُ ﴿5﴾ يَا مُقَدِّمُ ﴿6﴾ يَا مُؤَخِّرُ ﴿7﴾ يَا مُيَسِّرُ ﴿8﴾ يَا مُنْذِرُ ﴿9﴾ يَا مُبَشِّرُ ﴿10﴾ يَا مُدَبِّرُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 26. Bab’ı, Allah’ın kâinatın işleyişine olan doğrudan müdahalesini anlatan isimleri bir araya getirir. Varlıklara şekil verilmesinden (Musavvir), nurlanmasına (Münevvir) ve işlerin kolaylaştırılmasına (Müyessir) kadar her anın ilahi bir sevk ve idare altında olduğu vurgulanır. Bu bab, her işimizde Allah’ın yardımına ve planlamasına muhtaç olduğumuzu hatırlatır.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey her varlığa münasip şekil giydiren Musavvir

2

Ey her şeyin plan ve programını ölçülü yapan Mukaddir

3

Ey her şeyi maddi ve manevi kirlerden temizleyen Mutahhir

4

Ey nûruyla her şeyi nurlandıran Münevvir

5

Ey dilediğini öne geçiren Mukaddim

6

Ey istediğini arkaya bırakan Muahhir

7

Ey hayırlı işleri kolaylaştıran Müyessir

8

Ey kullarını azâbıyla korkutan Münzir

9

Ey kullarını Cennet ve diğer mükafatlarla müjdeleyen Mübeşşir

10

Ey bütün kâinatı tam bir nizam içinde idare eden Müdebbir

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
27. BAB
﴿1﴾ يَا رَبَّ الْبَيْتِ الْحَرَامِ ﴿2﴾ يَا رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرَامِ ﴿3﴾ يَا رَبَّ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ ﴿4﴾ يَا رَبَّ الْبَلَدِ الْحَرَامِ ﴿5﴾ يَا رَبَّ الرُّكْنِ وَ الْمَقَامِ ﴿6﴾ يَا رَبَّ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ ﴿7﴾ يَا رَبَّ الْحِلِّ وَ الْحَرَامِ ﴿8﴾ يَا رَبَّ النُّورِ وَ الظَّلَامِ ﴿9﴾ يَا رَبَّ التَّحِيَّةِ وَ السَّلَامِ ﴿10﴾ يَا رَبَّ الْجَلَالِ وَ اْلاِكْرَامِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 27. Bab’ı, Allah’ın mukaddes mekanlar ve zamanlar üzerindeki mutlak hükümranlığını ilan eder. Kabe, Mescid-i Haram ve haram aylar gibi kutsiyet atfedilen değerlerin gerçek sahibinin O olduğu hatırlatılırken, aynı zamanda nurun ve karanlığın, helalin ve haramın da O’nun emriyle var olduğu vurgulanır.
1

Ey Beytül Haramın Rabbi

2

Ey haram ayların sahibi

3

Ey Mescidül Haramın Rabbi

4

Ey haram belde olan Mekke’nin Rabbi

5

Ey Rükn-ü Hacerül-Esved ve Makam-ı İbrahim’in Rabbi

6

Ey Meş’aril-Haramın Rabbi

7

Ey helâl ve haramın Rabbi

8

Ey nur ve karanlığın Rabbi

9

Ey tahiyyât ve selâmın Rabbi

10

Ey celâl ve ikrâmın Rabbi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
28. BAB
﴿1﴾ يَا عِمَادَ مَنْ لَا عِمَادَ لَهُ ﴿2﴾ يَا سَنَدَ مَنْ لَا سَنَدَ لَهُ ﴿3﴾ يَا زُخْرَ مَنْ لَا زُخْرَ لَهُ ﴿4﴾ يَا غِيَاثَ مَنْ لَا غِيَاثَ لَهُ ﴿5﴾ يَا حِرْزَ مَنْ لَا حِرْزَ لَهُ ﴿6﴾ يَا فَخْرَ مَنْ لَا فَخْرَ لَهُ ﴿7﴾ يَا عِزَّ مَنْ لَا عِزَّ لَهُ ﴿8﴾ يَا مُعِينَ مَنْ لَا مُعِينَ لَهُ ﴿9﴾ يَٓا اَنِيسَ مَنْ لَٓا اَنِيسَ لَهُ ﴿10﴾ يَا غُنْيَةَ مَنْ لَا غُنْيَةَ لَهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 28. Bab’ı, Allah’ın "kimsesizlerin kimsesi" oluşunun en derin ifadesidir. Kulun dünyevi tüm destek ve dayanaklardan yoksun kaldığı anlarda, ilahi rahmetin nasıl bir kale ve zenginlik olduğunu anlatır. İnsanın mutlak fakr ve aczini, Allah’ın mutlak izzet ve yardımıyla tedavi eden bir babdır.
1

Ey desteği olmayanların desteği

2

Ey dayanağı olmayanların dayanağı

3

Ey övünülecek bir şeyi olmayanların övüncü

4

Ey imdâda koşacak kimsesi olmayanların imdâdı

5

Ey korunacak yeri olmayanların koruyucusu

6

Ey iftihar edecek kimsesi olmayanların iftihârı

7

Ey izzeti olmayanların izzeti

8

Ey yardımcısı olmayanların yardımcısı

9

Ey dostu olmayanların dostu

10

Ey zenginliği olmayanların zenginliği

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
29. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا قَٓائِمُ ﴿2﴾ يَا دَٓائِمُ ﴿3﴾ يَا رَاحِمُ ﴿4﴾ يَا حَاكِمُ ﴿5﴾ يَا عَالِمُ ﴿6﴾ يَا عَاصِمُ ﴿7﴾ يَا قَاسِمُ ﴿8﴾ يَا سَالِمُ ﴿9﴾ يَا قَابِضُ ﴿10﴾ يَا بَاسِطُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 29. Bab’ı, Allah’ın hem sarsılmaz zatî sıfatlarını hem de rızık üzerindeki mutlak otoritesini ilan eder. Varlığı kendinden olan (Kâim) ve sonu olmayan (Dâim) Rabbimizin, kullarının rızkını dilediği gibi daraltıp (Kâbıd) dilediği gibi genişletmesi (Bâsıt) arasındaki muazzam dengeye dikkat çekilir.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey varlığında başkasına muhtaç olmayan Kâim

2

Ey varlığının sonu olmayan Dâim

3

Ey mahlûkatına merhamet eden Râhim

4

Ey mevcudatına hükmeden Hâkim

5

Ey her şeyi bilen Âlim

6

Ey yarattıklarını koruyan Âsım

7

Ey her şeyi adâletle taksim eden Kâsım

8

Ey ayıp ve kusur kendisine ârız olmayan Sâlim

9

Ey istediğinin maddî ve mânevî rızkını daraltan Kâbıd

10

Ey istediğinin maddî ve mânevî rızkını genişleten Bâsıt

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
30. BAB
﴿1﴾ يَا عَاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ ﴿2﴾ يَا رَاحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ ﴿3﴾ يَا نَاصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ ﴿4﴾ يَا حَافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ ﴿5﴾ يَا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ ﴿6﴾ يَا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ ﴿7﴾ يَا مُعِينَ مَنِ اسْتَعَانَهُ ﴿8﴾ يَا مُغِيثَ مَنِ اسْتَغَاثَهُ ﴿9﴾ يَا صَرِيخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ ﴿10﴾ يَا غَافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in ilk 30 babını tamamlayan bu bölüm, kulun talebi ile Allah’ın icabeti arasındaki bağı mühürler. İnsanın aczini itiraf ederek Allah’ın isimlerine sığınmasının, nasıl bir koruma ve rahmetle sonuçlandığını ilan eder. İlk üçte birlik bu aşama, Yaratan ile yaratılan arasındaki kopmaz güven bağını temsil eder.
1

Ey kendisine sığınmak isteyenleri koruyan

2

Ey kendisinden merhamet isteyenlere merhamet eden

3

Ey kendisinden yardım isteyenlere yardım eden

4

Ey korunmak isteyenleri muhafaza eden

5

Ey kendisinden ikram isteyenlere ikram eden

6

Ey kendisinden irşad edilmeyi isteyenleri irşad eden

7

Ey kendisinden inâyet isteyenlere inâyet eden

8

Ey kendisinden imdat isteyenlere imdat eden

9

Ey feryat edenlerin feryâdına koşan

10

Ey kendisinden mağfiret isteyenleri bağışlayan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar