31. Bab
31. BAB
﴿1﴾ يَا كَرِيمَ الصَّفْحِ ﴿2﴾ يَا عَظِيمَ الْمَنِّ ﴿3﴾ يَا كَثِيرَ الْخَيْرِ ﴿4﴾ يَا قَدِيمَ الْفَضْلِ ﴿5﴾ يَا لَطِيفَ الصُّنْعِ ﴿6﴾ يَا دَٓائِمَ اللُّطْفِ ﴿7﴾ يَا نَافِسَ الْكَرْبِ ﴿8﴾ يَا كَاشِفَ الضُّرِّ ﴿9﴾ يَا مَالِكَ الْمُلْكِ ﴿10﴾ يَا قَاضِيًا بِالْحَقِّ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣١﴾
Cevşen-ül Kebir’in 31. Bab’ı, Allah’ın mülk üzerindeki mutlak sahipliğini ve kullarına olan bitmek bilmeyen lütuflarını konu alır. Sanatındaki incelik (Latif-üz Sun’i) ve sıkıntıları gidermedeki sürati vurgulanırken, her hükmünün hak ve adalet üzere olduğu hatırlatılır.
1

Ey affı bol olan

2

Ey iyiliği büyük olan

3

Ey hayrı çok olan

4

Ey fazlı kadîm olan

5

Ey sanatı güzel olan

6

Ey lütfü dâim olan

7

Ey sıkıntıyı gideren

8

Ey zararı kaldıran

9

Ey mülkün sahibi

10

Ey hak ile hükmeden

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
32. BAB
﴿1﴾ يَا عَزِيزًا لَا يُضَامُ ﴿2﴾ يَا لَطِيفًا لَا يُرَامُ ﴿3﴾ يَا رَقِيبًا لَا يَنَامُ ﴿4﴾ يَا قَٓائِمًا لَا يَفُوتُ ﴿5﴾ يَا حَيًّا لَا يَمُوتُ ﴿6﴾ يَا مَلِكًا لَا يَزُولُ ﴿7﴾ يَا بَاقِيًا لَا يَفْنٰى ﴿8﴾ يَا عَالِمًا لَا يَجْهَلُ ﴿9﴾ يَا صَمَدًا لَا يُطْعَمُ ﴿10﴾ يَا قَوِيًّا لَا يُضْعَفُ ﴿11﴾ سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٢﴾
Cevşen-ül Kebir’in 32. Bab’ı, Allah’ın her türlü noksanlıktan münezzeh olduğunu ilan eden isimleri bir araya getirir. O’nun uyumayan, ölmeyen, zeval bulmayan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan mutlak varlığı; mahlukatın geçiciliği ile kıyaslanarak kalplere tam bir güven ve teslimiyet aşılar.
1

Ey mağlup edilmeyen Azîz

2

Ey kendisinden uzaklaşılmayan Lâtîf

3

Ey uyumayan gözetleyici

4

Ey yok olmayan Mevcûd

5

Ey ölmeyen Hayy

6

Ey yok olmayan Melik

7

Ey fenâ bulmayan Bâkî

8

Ey cehalet ârız olmayan Âlim

9

Ey taama muhtaç olmayan Samed

10

Ey zaafa uğratılmayan Kavî

11

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar

33. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا وَاحِدُ ﴿2﴾ يَا وَاجِدُ ﴿3﴾ يَا شَاهِدُ ﴿4﴾ يَا مَاجِدُ ﴿5﴾ يَا رَاشِدُ ﴿6﴾ يَا بَاعِثُ ﴿7﴾ يَا وَارِثُ ﴿8﴾ يَا ضَٓارُّ ﴿9﴾ يَا نَافِعُ ﴿10﴾ يَا هَادِى
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٣﴾
Cevşen-ül Kebir’in 33. Bab’ı, Allah’ın tekliğini ve her şeyin başlangıcı ile sonu üzerindeki mutlak otoritesini ilan eder. O, ölüleri dirilten (Bâis) ve her şey yok olduğunda mülkün yegâne sahibi olarak kalan (Vâris) Rabbimizdir. Bu bab, hidayetin ve hayrın kaynağının yalnızca O olduğunu kalplere yerleştirir.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan Vâhid

2

Ey istediğini bulan Vâcid

3

Ey her yerde hâzır ve nâzır olan Şâhid

4

Ey sonsuz şan ve yücelik sahibi Mâcid

5

Ey bütün işlerini ezelî hikmetine göre neticeye ulaştıran Râşid

6

Ey peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten Bâis

7

Ey her şeyin hakiki ilk ve son sahibi olan, mülk yalnız ona kalan Vâris

8

Ey hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan Dârr

9

Ey hayır ve menfaatli şeyleri yaratan Nâfi

10

Ey kullarına hidayet veren Hâdi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
34. BAB
﴿1﴾ يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظِيمٍ ﴿2﴾ يَٓا اَكْرَمُ مِنْ كُلِّ كَرِيمٍ ﴿3﴾ يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَحِيمٍ ﴿4﴾ يَٓا اَحْكَمُ مِنْ كُلِّ حَكِيمٍ ﴿5﴾ يَٓا اَعْلَمُ مِنْ كُلِّ عَلِيمٍ ﴿6﴾ يَٓا اَقْدَمُ مِنْ كُلِّ قَدِيمٍ ﴿7﴾ يَٓا اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ كَبِيرٍ ﴿8﴾ يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَلِيلٍ ﴿9﴾ يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَزِيزٍ ﴿10﴾ يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَطِيفٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 34. Bab’ı, mukayese edilemez bir üstünlük ve kemalat babıdır. Yaratılmışlarda görülen cömertlik, ilim, hikmet ve kudret gibi tüm olumlu vasıfların mutlak ve en yüce kaynağının Allah olduğu, her ismin başına gelen "daha" (ism-i tafdil) vurgusuyla kalplere nakşedilir.
1

Ey bütün azîmlerden daha Azîm

2

Ey bütün cömertlerden daha Kerîm

3

Ey bütün merhametlilerden daha Rahîm

4

Ey bütün hikmet sahiplerinden daha Hakîm

5

Ey bütün âlimlerden daha Alîm

6

Ey bütün önce yaratılanlardan daha evvel var olan Kadîm

7

Ey bütün büyüklerden daha büyük

8

Ey bütün yücelerden daha Celîl

9

Ey bütün izzet sahiplerinden daha Azîz

10

Ey bütün lütuf sahiplerinden daha Lâtif

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
35. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى عَهْدِهِ وَفِىٌّ ﴿2﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى وَفَٓائِهِ قَوِىٌّ ﴿3﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى قُوَّتِهِ عَلِىٌّ ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى عُلُوِّهِ قَرِيبٌ ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى قُرْبِهِ لَطِيفٌ ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى لُطْفِهِ شَرِيفٌ ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى شَرَفِهِ عَزِيزٌ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى عِزَّتِهِ عَظِيمٌ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى عَظَمَتِهِ مَجِيدٌ ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى مَجْدِهِ حَمِيدٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٥﴾
Cevşen-ül Kebir’in 35. Bab’ı, Allah’ın sıfatları arasındaki muazzam bütünlüğü ve dengeyi bir zincir gibi birbirine bağlar. Yüce olduğu halde bize yakın (Karîb), yakın olduğu halde mahiyeti bilinemeyecek kadar latîf olan Rabbimizin; gücü ile vefasını, izzeti ile azametini nasıl birleştirdiği anlatılır.
1

Ey ahdinde vefalı

2

Ey vefasında kuvvetli

3

Ey kuvvetinde yüce

4

Ey yüceliğinde yakın

5

Ey yakınlığında latîf

6

Ey lütfünde şerîf

7

Ey şerefinde azîz

8

Ey izzetinde azîm

9

Ey azametinde mecîd

10

Ey yüceliğinde hamîd

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
36. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاضِعٌ لَهُ ﴿2﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ كَٓائِنٌ لَهُ ﴿3﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مَوْجُودٌ لَهُ ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُنِيبٌ لَهُ ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَٓائِفٌ مِنْهُ ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُسَبِّحٌ لَهُ ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ قَٓائِمٌ بِهِ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاشِعٌ لَهُ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ صَٓائِرٌ اِلَيْهِ ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 36. Bab’ı, kainattaki her bir zerre ve kürenin Allah’a olan mutlak bağımlılığını (tesbih, korku, itaat ve dönüş) konu alır. Varlığın geçiciliğini ve yalnızca O’nun rızasına bakan yönünün ebedi kalacağını vurgulayan bu bab, tevhidin en sarsıcı beyanlarından biridir.
1

Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği

2

Ey her şey kendisi için var olan

3

Ey her şey kendisi için mevcut olan

4

Ey her şeyin kendisine döndüğü

5

Ey her şeyin kendisinden korktuğu

6

Ey her şeyin kendisini tesbih ettiği

7

Ey her şey onunla ayakta olan

8

Ey her şeyin kendisine itaat ettiği

9

Ey her şeyin kendisine yöneldiği

10

Ey ona bakan yüzü müstesnâ her şeyin helâk olduğu

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
37. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا كَافِى ﴿2﴾ يَا وَافِى ﴿3﴾ يَا شَافِى ﴿4﴾ يَا مُعَافِى ﴿5﴾ يَا عَالِى ﴿6﴾ يَا دَاعِى ﴿7﴾ يَا رَاضِى ﴿8﴾ يَا قَاضِى ﴿9﴾ يَا بَاقِى ﴿10﴾ يَا هَادِى
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 37. Bab’ı, Allah’ın kulları üzerindeki doğrudan inayetini ve şifasını müjdeler. Maddi ve manevi her türlü ihtiyaca kâfi gelen (Kâfi), vaadinden asla dönmeyen (Vâfi) ve dertlere esenlik veren (Muâfi) isimleriyle O’nun kullarına olan yakınlığı ve daveti (Dâi) işlenir.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey kullarına yeten Kâfi

2

Ey vaadinde duran Vâfi

3

Ey her türlü derde devâ veren Şâfi

4

Ey maddî ve mânevî dertlere âfiyet veren Muâfi

5

Ey her şeyiyle yüce olan Âli

6

Ey kullarını iyiliğe ve Cennete davet eden Dâi

7

Ey iyi kullarından hoşnut olan Râzi

8

Ey hikmet ve adâletle hükmeden Kâdi

9

Ey varlığının sonu olmayan Bâkî

10

Ey dilediğini doğru yola ulaştıran Hâdi

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
38. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ لَامَفَرَّ اِلَّا ٓ اِلَيْهِ ﴿2﴾ يَا مَنْ لَا مَفْزَعَ اِلَّا ٓ اِلَيْهِ ﴿3﴾ يَا مَنْ لَا مَلْجَأَ اِلَّا ٓ اِلَيْهِ ﴿4﴾ يَا مَنْ لَا يُتَوَكَّلُ اِلَّا عَلَيْهِ ﴿5﴾ يَا مَنْ لَا مَقْصَدَ اِلَّا ٓ اِلَيْهِ ﴿6﴾ يَا مَنْ لَا مَنْجَأَ اِلَّا ٓ اِلَيْهِ ﴿7﴾ يَا مَنْ لَا يُرْغَبُ اِلَّا ٓ اِلَيْهِ ﴿8﴾ يَا مَنْ لَا يُعْبَدُ اِلَّا ٓ اِيَّاهُ ٔ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَا يُسْتَعَانُ اِلَّا مِنْهُ ٔ ﴿10﴾ يَا مَنْ لَا حَوْلَ وَ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِهِ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 38. Bab’ı, tevhidin "La ilahe illallah" hakikatini, bir kulun hayatındaki tüm ihtiyaç duraklarına uygular. Korku anında sığınak, darlık anında yardım, amel anında gaye ve ibadette tek merci olarak yalnızca Allah’ın varlığı kalplere perçinlenir.
1

Ey kendisinden başka kaçacak yer olmayan

2

Ey kendisinden başka sığınılacak yer olmayan

3

Ey kendisinden başka ilticâ edilecek yer olmayan

4

Ey kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan

5

Ey kendisinden başka maksut olmayan

6

Ey kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan

7

Ey kendisinden başkasına rağbet edilmeyen

8

Ey kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen

9

Ey kendisinden başkasından yardım istenilmeyen

10

Ey kendisinden başka güç ve kuvvet sahibi bulunmayan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
39. BAB
﴿1﴾ يَا خَيْرَ الْمَرْهُوبِينَ ﴿2﴾ يَا خَيْرَ الْمَطْلُوبِينَ ﴿3﴾ يَا خَيْرَ الْمَرْغُوبِينَ ﴿4﴾ يَا خَيْرَ الْمَسْئُولِينَ ﴿5﴾ يَا خَيْرَ الْمَقْصُودِينَ ﴿6﴾ يَا خَيْرَ الْمَذْكُورِينَ ﴿7﴾ يَا خَيْرَ الْمَشْكُورِينَ ﴿8﴾ يَا خَيْرَ الْمَحْبُوبِينَ ﴿9﴾ يَا خَيْرَ الْمُنْزِلِينَ ﴿10﴾ يَا خَيْرَ الْمُسْتَاْنِسِينَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 39. Bab’ı, insan ruhunun yöneldiği tüm ulvi hedeflerin zirvesine Allah’ı yerleştirir. Sevginin, şükrün, zikrin ve arzunun en hayırlı mercii olarak O gösterilir. Bu bab, kalbin dağınık sevgilerini ve korkularını tek bir noktada, "En Hayırlı" olanın dergahında toplar.
1

Ey kendisine kaçılanların en hayırlısı

2

Ey matlupların en hayırlısı

3

Ey rağbet edilenlerin en hayırlısı

4

Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı

5

Ey maksut olanların en hayırlısı

6

Ey zikredilenlerin en hayırlısı

7

Ey şükredilenlerin en hayırlısı

8

Ey sevilenlerin en hayırlısı

9

Ey indirenlerin en hayırlısı

10

Ey kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
40. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ هُوَ خَلَقَ فَسَوّٰى ﴿2﴾ يَا مَنْ هُوَ قَدَّرَ فَهَدٰى ﴿3﴾ يَا مَنْ هُوَ يَكْشِفُ الْبَلْوٰى ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ يَسْمَعُ النَّجْوٰى ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ يُنْقِذُ الْغَرْقٰى ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ يُنْجِى الْهَلْكٰى ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ يَشْفِى الْمَرْضٰى ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ اَمَاتَ وَ اَحْىٰ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ اَضْحَكَ وَ اَبْكٰى ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ اَضَلَّ وَ اَهْدٰى ﴿11﴾ سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 40. Bab’ı, hayatın tüm zıtlıklarını ve dönüm noktalarını Allah’ın kudretine bağlar. Yaratılışın düzeninden (Tesviye), kaderin tayinine (Takdir); ölümden hayata, gülmekten ağlamaya kadar her halin O’nun kontrolünde olduğu gerçeği, kulun teslimiyetini pekiştirir.
1

Ey yaratıp düzene koyan

2

Ey takdir edip hedefe götüren

3

Ey belâyı kaldıran

4

Ey gizli yakarışı işiten

5

Ey batmışı kurtaran

6

Ey helâk olana necât veren

7

Ey hastaya şifa veren

8

Ey öldüren ve dirilten

9

Ey güldüren ve ağlatan

10

Ey saptıran ve hidâyete erdiren

11

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar