41. Bab
41. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا غَافِرُ ﴿2﴾ يَا سَاتِرُ ﴿3﴾ يَا قَاهِرُ ﴿4﴾ يَا قَادِرُ ﴿5﴾ يَا نَاظِرُ ﴿6﴾ يَا فَاطِرُ ﴿7﴾ يَا شَاكِرُ ﴿8﴾ يَا ذَاكِرُ ﴿9﴾ يَا نَاصِرُ ﴿10﴾ يَا جَابِرُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤١﴾
Cevşen-ül Kebir’in 41. Bab’ı, Allah’ın esma-i hüsnasından on tanesini bir araya getirir. Bu bab, günahları örten (Satir) ve bağışlayan (Gafir) rahmetiyle; her şeyi yoktan var eden (Fatır), mahlukatını her an gören (Nazır) ve onlara yardım eden (Nasır) kudretini müjdeleyerek ruhlara ümit verir.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Gâfir

2

Ey ayıp ve kusurları örten Sâtir

3

Ey düşmanlarını mağlup eden Kâhir

4

Ey her şeye gücü yeten Kâdir

5

Ey bütün mahlûkatının hallerini gören Nâzır

6

bütün Ey mahlûkatı yoktan var eden Fâtır

7

Ey kendine yapılan ibâdet ve şükürlere bol mükâfat veren Şâkir

8

Ey kendisini zikredenleri yâd eden Zâkir

9

Ey dostlarına yardım eden Nâsır

10

Ey dilediğini zorla yaptıran Câbir

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
42. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ سَبِيلُهُ ﴿2﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى اْلاٰفَاقِ اٰيَاتُهُ ﴿3﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى اْلاٰيَاتِ بُرْهَانُهُ ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى الْمَمَاتِ قُدْرَتُهُ ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى الْقُبُورِ عِزَّتُهُ ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى الْقِيَامَةِ مِلْكَتُهُ ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى الْحِسَابِ هَيْبَتُهُ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى الْمِيزَانِ قَضَٓائُهُ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ فِى النَّارِ عَذَابُهُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٢﴾
Cevşen-ül Kebir’in 42. Bab’ı, Allah’ın her yerdeki varlığını ve hükmünü ilan eder. Karalardan denizlere, hayattan kabre, mahşerden mizan ve ebedi menzillere kadar mahlukatın geçtiği her durakta O’nun farklı bir sıfatının (Kudret, İzzet, Rahmet, Azap) tecelli ettiği vurgulanır.
1

Ey karada ve denizde yolu olan

2

Ey dış âlemde âyetleri bulunan

3

Ey âyetlerinde delili olan

4

Ey ölümlerde kudreti tecellî eden

5

Ey kabirlerde izzeti olan

6

Ey Kıyâmette saltanatı olan

7

Ey hesapta heybeti olan

8

Ey Mîzanda hükmü olan

9

Ey Cennette rahmeti olan

10

Ey ateşte azabı olan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
43. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخَٓائِفُونَ ﴿2﴾ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ ﴿3﴾ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُنِيبُونَ ﴿4﴾ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَلْجَأُ الْعَاصُونَ ﴿5﴾ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزَّاهِدُونَ ﴿6﴾ يَا مَنْ هُوَ فِيهِ يَطْمَعُ الْخَاطِؤُنَ ﴿7﴾ يَا مَنْ هُوَ يَسْتَاْنِسُ بِهِ الْمُرِيدُونَ ْ ﴿8﴾ يَا مَنْ هُوَ يَفْتَخِرُ بِهِ الْمُحْسِنُونَ ﴿9﴾ يَا مَنْ هُوَ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ ﴿10﴾ يَا مَنْ هُوَ يَسْكُنُ بِهِ الْمُوقِنُونَ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٣﴾
Cevşen-ül Kebir’in 43. Bab’ı, her meşrepten ve her halden insanın Allah’a giden yolunu tarif eder. Korkanların sığınağı, asilerin ilticagahı ve ariflerin ünsiyet kaynağı olarak O’nun kapısının herkese açık olduğu, kulun ruh halindeki her değişimin O’nda bir karşılığı bulunduğu anlatılır.
1

Ey korkanların kendisine kaçtığı

2

Ey günahkârların kendisine sığındığı

3

Ey tövbe edenlerin kendisine yöneldiği

4

Ey âsilerin kendisine ilticâ ettiği

5

Ey zahitlerin kendisine rağbet ettiği

6

Ey hatâlıların kendisine ümit beslediği

7

Ey kendisini arzulayanların onunla ünsiyet bulduğu

8

Ey iyilik yapanların kendisiyle iftihar ettiği

9

Ey tevekkül edenlerin kendisine güvendiği

10

Ey kuvvetle îman edenlerin kendisiyle huzur bulduğu

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
44. BAB
﴿1﴾ يَٓا اَقْرَبُ مِنْ كُلِّ قَرِيبٍ ﴿2﴾ يَٓا اَحَبُّ مِنْ كُلِّ حَبِيبٍ ﴿3﴾ يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظِيمٍ ﴿4﴾ يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَزِيزٍ ﴿5﴾ يَٓا اَقْوٰى مِنْ كُلِّ قَوِىٍّ ﴿6﴾ يَٓا اَغْنٰى مِنْ كُلِّ غَنِىٍّ ﴿7﴾ يَٓا اَجْوَدُ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ ﴿8﴾ يَٓا اَرْأَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُفٍ ﴿9﴾ يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَحِيمْ ﴿10﴾ يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَلِيلٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٤﴾
Cevşen-ül Kebir’in 44. Bab’ı, Allah’ın her türlü mükemmellikte mutlak ve eşsiz olduğunu ilan eder. Bu bab, kulun zihnindeki "yakınlık, sevgi, güç ve zenginlik" gibi kavramları mahlukattan alıp asıl sahibine, yani her şeyin "en" hayırlısı ve en yücesi olan Allah’a bağlar.
1

Ey bütün yakınlardan daha yakın

2

Ey bütün sevilenlerden daha sevgili

3

Ey bütün büyüklerden daha büyük

4

Ey bütün izzet sahiplerinden daha azîz

5

Ey bütün kuvvetlilerden daha kavî

6

Ey bütün zenginlerden daha zengin

7

Ey bütün cömertlerden daha cömert

8

Ey bütün şefkatlilerden daha raûf

9

Ey bütün merhametlilerden daha rahîm

10

Ey bütün yücelerden daha yüce

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
45. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا قَرِيبُ ﴿2﴾ يَا رَقِيبُ ﴿3﴾ يَا حَبِيبُ ﴿4﴾ يَا مُجِيبُ ﴿5﴾ يَا حَسِيبُ ﴿6﴾ يَا طَبِيبُ ﴿7﴾ يَا بَصِيرُ ﴿8﴾ يَا خَبِيرُ ﴿9﴾ يَا مُنِيرُ ﴿10﴾ يَا مُبِينُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٥﴾
Cevşen-ül Kebir’in 45. Bab’ı, Allah’ın kuluna olan yakınlığını ve şefkatini temel alır. O, sadece bir yaratıcı değil, aynı zamanda duaları duyan (Mucib), dertlere derman olan (Tabib) ve her hali gözetleyen (Rakib) bir dosttur. Bu bab, kulun yalnız olmadığını ve her an ilahi bir gözetim ve şifa altında olduğunu müjdeler.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey her şeye her şeyden daha yakın olan Karîb

2

Ey bütün mahlûkatını gözetleyen Rakîb

3

Ey müminlerin sevgilisi olan Habîb

4

Ey kullarının duâlarına cevap veren Mucîb

5

Ey kullarının bütün fiillerinin hesâbını gören Hasîb

6

Ey bütün dertlere devâ veren Tabîb

7

Ey her şeyi bütün incelikleriyle gören Basîr

8

Ey her şeyden haberdar olan Habîr

9

Ey her şeyi nûruyla aydınlatan Münîr

10

Ey kullarına gerekli her şeyi açıklayan Mübîn

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
46. BAB
﴿1﴾ يَا غَالِبًا غَيْرَ مَغْلُوبٍ ﴿2﴾ يَا صَانِعًا غَيْرَ مَصْنُوعٍ ﴿3﴾ يَا خَالِقًا غَيْرَ مَخْلُوقٍ ﴿4﴾ يَا مَالِكًا غَيْرَ مَمْلُوكٍ ﴿5﴾ يَا قَاهِرًا غَيْرَ مَقْهُورٍ ﴿6﴾ يَا رَافِعًا غَيْرَ مَرْفُوعٍ ﴿7﴾ يَا نَاصِرًا غَيْرَ مَنْصُورٍ ﴿8﴾ يَا حَافِظًا غَيْرَ مَحْفُوظٍ ﴿9﴾ يَا شَاهِدًا غَيْرَ غَٓائِبٍ ﴿10﴾ يَا قَرِيبًا غَيْرَ بَعِيدٍ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٦﴾
Cevşen-ül Kebir’in 46. Bab’ı, Allah’ın mutlak istiklalini ve mahlukata olan benzemezliğini (Muhalefetün lil-havadis) ilan eder. O, her eylemin öznesi iken asla nesnesi değildir; yaratır ama yaratılmaz, yardım eder ama yardıma muhtaç değildir. Bu bab, tevhid inancının en saf halini kulun kalbine nakşeder.
1

Ey mağlûp olmayan Galip

2

Ey yaratılmış olmayan Sanatkâr

3

Ey mahlûk olmayan Yaratıcı

4

Ey sahip olunamayan Mülk Sahibi

5

Ey kendisine üstün gelinemeyen Kahir

6

Ey yükseltilmekten münezzeh Yükseltici

7

Ey yardım edilmeyen Yardım Edici

8

Ey korunmayan Koruyucu

9

Ey gaip olmayan Şahit

10

Ey uzak olmayan yakın

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
47. BAB
﴿1﴾ يَا نُورَ النُّورِ ﴿2﴾ يَا مُنَوِّرَ النُّورِ ﴿3﴾ يَا مُصَوِّرَ النُّورِ ﴿4﴾ يَا خَالِقَ النُّورِ ﴿5﴾ يَا مُدَبِّرَ النُّورِ ﴿6﴾ يَا مُقَدِّرَ النُّورِ ﴿7﴾ يَا نُورًا قَبْلَ كُلِّ نُورٍ ﴿8﴾ يَا نُورًا بَعْدَ كُلِّ نُورٍ ﴿9﴾ يَا نُورًا فَوْقَ كُلِّ نُورٍ ﴿10﴾ يَا نُورًا لَيْسَ مِثْلَهُ نُورٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٧﴾
Cevşen-ül Kebir’in 47. Bab’ı, "Nur" hakikatine ayrılmıştır. Maddi ve manevi tüm aydınlıkların kaynağının Allah olduğu; O’nun zamandan ve mekandan münezzeh, her türlü ışığın fevkinde eşsiz bir nur olduğu vurgulanır. Bu bab, ruhun karanlıklardan sıyrılıp ilahi ışığa yönelmesini temsil eder.
1

Ey nurların nuru

2

Ey nurları nurlandıran

3

Ey nurlara sûret ve şekil veren

4

Ey nurları yaratan

5

Ey nurları idâre eden

6

Ey nurları takdir eden

7

Ey bütün nurlardan evvel olan Nur

8

Ey bütün nurlardan sonra da var olan Nur

9

Ey bütün nurların üstünde olan Nur

10

Ey hiçbir nûrun Kendisine benzemediği Nur

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
48. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ عَطَٓاؤُهُ شَرِيفٌ ﴿2﴾ يَا مَنْ فِعْلُهُ لَطِيفٌ ﴿3﴾ يَا مَنْ لُطْفُهُ مُقِيمٌ ﴿4﴾ يَا مَنْ اِحْسَانُهُ قَدِيمٌ ﴿5﴾ يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ ﴿6﴾ يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ ﴿7﴾ يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ ﴿8﴾ يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ ﴿9﴾ يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ ﴿10﴾ يَا مَنْ اُنْسُهُ لَذِيذٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٨﴾
Cevşen-ül Kebir’in 48. Bab’ı, ilahi ahlakın ve muamelenin güzelliğini anlatır. Allah’ın vaadindeki sadakat, affındaki lütuf ve azabındaki adalet vurgulanarak; O’nu anmanın ruhu besleyen tatlılığı (zikr) ve O’na yakın olmanın verdiği eşsiz huzur (ünsiyet) dile getirilir.
1

Ey bağış ve ihsânı şerefli olan

2

Ey fiili latîf olan

3

Ey lütfü dâim olan

4

Ey ihsânı kadîm olan

5

Ey sözü hak olan

6

Ey vaadi doğru olan

7

Ey affı fazıl olan

8

Ey azâbı adâlet olan

9

Ey zikri tatlı olan

10

Ey dostluğu lezzetli olan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
49. BAB
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ
﴿1﴾ يَا مُنَوِّلُ ﴿2﴾ يَا مُفَصِّلُ ﴿3﴾ يَا مُبَدِّلُ ﴿4﴾ يَا مُسَهِّلُ ﴿5﴾ يَا مُذَلِّلُ ﴿6﴾ يَا مُنَزِّلُ ﴿7﴾ يَا مُحَوِّلُ ﴿8﴾ يَا مُجَمِّلُ ﴿9﴾ يَا مُكَمِّلُ ﴿10﴾ يَا مُفَضِّلُ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٩﴾
Cevşen-ül Kebir’in 49. Bab’ı, Allah’ın kâinat ve insan üzerindeki mutlak dönüştürücü gücünü işler. O, zorlukları kolaylaştıran (Müsehhil), her şeyi en güzel surete kavuşturan (Mücemmil) ve kullarını halden hale geçirerek kemale erdiren (Mükemmil) yegane otoritedir. Bu bab, ilahi takdirin dinamizmine duyulan teslimiyeti ifade eder.
Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
1

Ey kullarına nîmet ihsan eden Münevvil

2

Ey bütün müşkülleri halleden ve hak ile bâtılın arasını ayıran Mufassıl

3

Ey istediğini istediği şekilde değiştiren Mübeddil

4

Ey zorlukları kolaylaştıran Müsehhil

5

Ey istediğini zelîl kılan ve mahlûkatına boyun eğdiren Müzellil

6

Ey kitaplar ve bereketler indiren; dilediğinin rütbesini alçaltan Münezzil

7

Ey kâinattaki bütün işleri döndüren ve kullarını halden hâle sevk eden Muhavvil

8

Ey her şeyi münâsip şekilde güzelleştiren Mücemmil

9

Ey her şeyi kemâle erdiren Mükemmil

10

Ey istediğini istediğine üstün kılan Mufaddıl

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar
50. BAB
﴿1﴾ يَا مَنْ يَرٰى وَ لَا يُرٰى ﴿2﴾ يَا مَنْ يَخْلُقُ وَ لَا يُخْلَقُ ﴿3﴾ يَا مَنْ يَهْدِى وَ لَا يُهْدٰى ﴿4﴾ يَا مَنْ يُحْيِى وَ لَا يُحْيٰى ﴿5﴾ يَا مَنْ يُطْعِمُ وَ لَا يُطْعَمُ ﴿6﴾ يَا مَنْ يُجِيرُ وَ لَا يُجَارُ ﴿7﴾ يَا مَنْ يَقْضِى وَ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِ ﴿8﴾ يَا مَنْ يَحْكُمُ وَ لَا يُحْكَمُ عَلَيْهِ ﴿9﴾ يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَ لَمْ يُولَدْ ﴿10﴾ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٠﴾
Cevşen-ül Kebir’in 50. Bab’ı, Allah’ın her türlü noksanlıktan münezzeh olduğunu (Samediyet) ve mahlukata olan mutlak üstünlüğünü anlatır. İhlas Suresi’nin ruhunu taşıyan bu bab, Allah’ın her şeyin kaynağı olduğunu ancak kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını ilan ederek tevhidin zirvesine ulaşır.
1

Ey her şeyi gören, fakat kendisi görülmeyen

2

Ey her şeyi yaratan, fakat kendisi yaratılmayan

3

Ey her şeye yol gösteren, fakat kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan

4

Ey hayat veren, fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan

5

Ey her şeyi doyuran, fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan

6

Ey her şeyi koruyan, fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan

7

Ey her şey hakkında karar veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen

8

Ey hüküm veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen

9

Ey doğurmayan ve doğmayan

10

Ey hiçbir şey kendisine denk olmayan

Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar